Tarabya Türbanlı Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Tarabya Türbanlı Escort

Tarabya Türbanlı Escort ile tanıştığım o akşam, boğazın serin rüzgârı yüzüme çarparken hâlâ aklımdan çıkmıyor. Tarabya’nın dar sokaklarında yürürken telefonumdaki numarayı aradım, sesi o kadar yumuşak ve çekiciydi ki hemen karar verdim. Kapıyı açtığında başındaki siyah türbanı, uzun etekli kıyafeti ve o mahcup gülüşüyle bana baktı; Tarabya Türbanlı Escort olduğunu bilmeme rağmen o an her şey daha gerçek, daha yasak ve daha ateşli geldi.

İkinci kez kapıyı çaldığımda ise yine aynı kadın, aynı türban, aynı boğuk sesle “Buyur” dedi. Tarabya Türbanlı Escort’un evi küçük ama temizdi, perdeler kapalı, ışık loş. Oturma odasına geçtik, çay ikram etti, parmakları fincanı tutarken titriyordu biraz. Konuşurken gözleri yerde geziniyordu ama bacaklarını hafifçe açması, etek ucunun dizinin üstüne kayması her şeyi belli ediyordu. Ben de masanın karşısına oturdum, bacak bacak üstüne attım ve doğrudan sordum: “Ne kadar süre kalabilirim?” Gülümsedi, türbanının ucunu düzeltti ve fiyatı söyledi. Parayı uzattığım anda eli elimde kaldı, parmaklarımı sıktı.

Çayı yarıda bıraktık. Kalkıp bana yaklaştı, ellerini göğsüme koydu. Türbanı hâlâ başındaydı, siyah kumaş alnını, kulaklarını tamamen kapatmıştı; sadece yüzü, o dolgun dudakları ve kara gözleri görünüyordu. Öptüm onu. Dudakları yumuşacıktı, dilini uzattı, benimkini emdi. Ellerim beline gitti, etek kumaşını sıyırdım yukarı. Altında siyah bir külot vardı, ipek gibi. Parmagımı kenarından içeri soktum, ıslaklığını hissettim. İnledi, “Yavaş” dedi ama bacaklarını daha da açtı.

Koltuktan kalktık, yatak odasına geçtik. Yatağın kenarına oturttu beni. Dizlerinin üstüne çöktü, fermuarımı indirdi. Yarağımı çıkardığı anda gözleri büyüdü biraz, ama hemen eline aldı, yaladı. Türbanlı başı yukarı aşağı hareket ederken kumaşın kenarı yanağıma değiyordu. Ağzına aldı, boğazına kadar indirdi, öğürme sesi çıkardı ama bırakmadı. Tükürüğü yarağımın üstünde parlıyordu. Saçları türbanın altında toplanmıştı, tutacak yer yoktu; onun yerine türbanın kenarından tuttum, başını biraz daha bastırdım. Boğazını sıktı, gözlerinden yaş geldi ama emmeye devam etti. Elleri taşaklarımı okşuyordu, bir parmağını göt deliğime doğru gezdirdi.

Kalkmasını istedim. Ayakta dururken eteğini tamamen çıkardım. Üstünde hâlâ uzun kollu bluz ve türban vardı. Bluzun düğmelerini tek tek açtım, memeleri ortaya çıktı. Siyah sutyenini indirdim, uçları zaten sertleşmişti. Emdim birini, diğerini sıktım. O da elini yarağıma götürdü, sıvazladı. “Sik beni” dedi kısık sesle. Yatağa yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Külotunu kenara çektim, amcığının dudakları şişmiş, ıslak ıslaktı. Dilimi sürttüm, klitorisine yapıştım. İnledi, elleriyle yastığı sıktı. Türbanı yastığa sürtünüyordu, kumaş hafifçe kaymış, alnının bir kısmı görünmüştü ama düzeltmedi. İki parmağımı soktum, kıvırdım, g-spotuna bastım. Suları aktı, çarşafa yayıldı. “Daha hızlı” diye inledi. Parmaklarımı çıkarıp yarağımı sürttüm amına. Ucuyla yokladım, sonra bir anda girdim. Sıcacıktı, daracık. İnledi yüksek sesle, tırnakları sırtıma battı.

Sikmeye başladım. Derin, sert. Her dalışımda memeleri zıplıyordu, türbanı hafifçe sallanıyordu. Bacaklarını daha fazla açtı, topukları belime kilitlendi. “Sik beni, daha sert” diye bağırdı. Tempo arttı, yatak gıcırdadı. Amı yarağımı sıkıyordu, her çıkışta şap şap sesi geliyordu. Terlemeye başlamıştım, o da. Türbanının altından ter damlaları süzülüyordu yanaklarına. Öptüm onları, tuzlu tuzlu. Pozisyon değiştirdim, ters çevirdim. Dizlerinin üstüne çöktü, kıçını kaldırdı. Arkadan girdim. Ellerimle kalçalarını sıktım, avuç içlerimle şaplak attım. Her şaplakta inledi, amı daha da ıslandı. Türbanı yana kaymıştı biraz, siyah saç telleri görünmüştü ama umursamadı. Daha derine girdim, taşaklarım amına çarpıyordu. Bir elimi öne uzattım, klitorisini ovdum. Titremeye başladı, orgazmı geldi. Amı kasıldı, yarağımı sıktı, suları fışkırdı. Ben de tutamadım, boşaldım içine. Sıcak sperm amını doldurdu, taştı, bacaklarından aktı.

Biraz dinlendik. Yan yana uzandık, o hâlâ türbanlıydı. Elimi memelerine götürdüm, uçlarını çevirdim. O da elini yarağıma attı, yavaş yavaş kaldırdı tekrar. “Bir daha” dedi. Bu sefer üstüne bindi. Türbanı başında, memeleri sarkmış, amını yarağımın üstüne yerleştirdi. Yavaş yavaş indi. İçine aldıkça inledi. Ellerini göğsüme koydu, zıplamaya başladı. Memeleri yüzüme çarpıyordu, emdim onları. Tempo arttı, kıçı şap şap sesiyle yarağıma vuruyordu. Ter akıyordu iki tarafımızdan da. Türbanın kenarını tuttum, hafifçe çektim; daha fazla saç göründü ama o gülümsedi ve devam etti. “Çıkarma” dedim, o da “İstemiyorum zaten” diye cevap verdi. Zıplaması hızlandı, amı tekrar kasıldı, ikinci orgazmı geldi. Ben de kalçalarını tuttum, alttan sertçe siktim, tekrar boşaldım. Sperm dışarı taştı, karınlarına bulaştı.

Duşa girdik. Sıcak suyun altında türbanı ıslandı, yapıştı yüzüne. Öptüm onu, dilini emdim. Ellerimle amını ovdum, iki parmak soktum. O da diz çöktü, yarağımı ağzına aldı, suyun altında emdi. Boğazına kadar indirdi, tükürük ve su karışımı aktı. Kalkıp duvarına dayadım, bacaklarından birini kaldırdım, girdim. Islak ıslak siktim. Su şırıltısı ve inlemeleri birbirine karıştı. Bu sefer daha uzun sürdü. Ellerimle boğazını hafifçe sıktım, o da gözlerini kısarak zevkten inledi. Boşalmadan önce amından çıkardım, memelerinin üstüne boşaldım. Sperm türbanın kenarına da bulaştı, siyah kumaşta beyaz izler kaldı.

Yatağa döndük. Hâlâ doymamıştık. Bu sefer onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, katladım. Derin girdim. Her darbemde nefes nefese kalıyordu. “Daha… daha…” diye mırıldandı. Parmaklarımı ağzına soktum, emdi onları. Amı şapırdıyordu. Uzun süre siktim, ter içinde kaldık. Sonunda o yine boşaldı, ben de içine. Sperm sızdı, parmaklarımla yaydım am dudaklarına, sonra yaladım. Tadına baktım, tuzlu ve sıcak.

Gece ilerledi. Ara sıra mola verdik, su içtik, sigara yaktık. O türbanını hiç çıkarmadı. Bazen sadece düzeltti. Bir ara beni sırtüstü yatırdı, yüzümü amına oturttu. Türbanlı başıyla yukarıdan bakarken amını yüzüme sürttü. Dilimi uzattım, yaladım, emdim. O da öne eğildi, yarağımı ağzına aldı; 69 pozisyonunda birbirimizi yedik. Tükürük, am suyu, her şey birbirine karıştı. Sonra tekrar sikilmek istedi. Diz çöktü, ellerini yatağa koydu, kıçını kaldırdı. Arkadan girdim, bu sefer daha yavaş, daha derinden. Her girişte “Ahh” diye uzattı sesini. Ellerimle belini kavradım, çektim kendime. Tempo yükseldi. Şaplak sesleri odada yankılandı. Bir elimi saçlarının üstünden türbana götürdüm, sıktım. O da daha çok ıslandı. Boşalırken amı o kadar sıktı ki yarağım neredeyse çıkamayacak gibi oldu. Ben de son damlasına kadar boşaldım içine.

Sabaha karşı bir kez daha yaptık. Bu sefer yan yana, bacağını kaldırmış, yavaş yavaş. Öpüşerek, bakışarak. Türbanı terden iyice yapışmıştı yüzüne. Ellerim memelerinde, onun elleri sırtımda. Orgazmlar peş peşe geldi. Sonunda ikimiz de bitkin düştük. Yanında uzandım, elimi karnına koydum. Sperm hâlâ sızıyordu bacaklarının arasından. O da gülümsedi, “Bir daha gelir misin?” diye sordu. Cevap vermeden öptüm onu.

Gün ışığı perdelerden süzülürken kalktım. Parayı bırakmıştım zaten. Giyindim, o hâlâ yatağın üstünde, türbanlı, çıplak uzanıyordu. Kapıdan çıkarken son bir kez baktım. Tarabya Escort Türbanlı kadının o hali, o koku, o ses hâlâ burnumda. Arabaya binip uzaklaşırken aklımdan çıkmadı. Ertesi gün yine aradım. Yine aynı adres, aynı türban, aynı ateş. Bu sefer daha uzun kaldım. Kapıyı açar açmaz soyunduk. Öpüşerek yatağa düştük. Yarağımı emdi uzun uzun, ta ki boşalana kadar ağzında tuttu, yuttu. Sonra amını yalattı bana saatlerce. Parmaklarım, dilim, yarağım… hepsi içindeydi sırayla. Üstünde zıpladı, arkadan sikildim, yan yattık, oturttum kucağıma… her pozisyonu denedik. Türbanı hiç çıkarmadık. Bazen kumaş yüze yapışıyor, nefes alması zorlaşıyordu ama zevkten gözleri dönüyordu. Sperm her yerine bulaştı; memelerine, karnına, türbanına, amına, ağzına. Gece boyunca üç kez daha boşaldım, o dört kez. Sabah yine aynı şekilde ayrıldık.

Üçüncü gidişimde ise daha da ileri gittik. Bu sefer ben ona bir sürpriz hazırlamıştım. Elinde kelepçe, göz bağı yoktu ama türbanı zaten yeterince gizemli kılıyordu. Yatağa bağladım kollarını, mendille. Sonra yavaş yavaş işkence ettim zevkle. Memelerini emdim, ısırdım, amını yaladım ta ki inleye inleye boşalana kadar. Sonra yarağımı yüzüne sürttüm, türbanın üstüne, dudaklarına. Ağzına verdim, boğazına kadar soktum. Salyaları aktı, gözleri yaşardı. Çıkarıp amına girdim, sert sert siktim. Her darbemde “Sik… daha sert… tarabya… ” diye saçmalıyordu. İçine boşaldım, sonra çıkarıp memelerine de boşaldım. Sperm türbanın kumaşına sindi. Temizlemedi, öyle kaldı. Sonra kelepçeleri çözdüm, o da bana döndü. Yarağımı tekrar kaldırdı, üstüne bindi, bu sefer o kontrol etti. Zıpladı, döndü, ters bindi, kıçını yüzüme sürttü. Am suyu yüzümü kapladı. Sonra tekrar düzeldik, yan yana yavaş yavaş sevistik. Öpüşerek, okşayarak. Sabaha kadar sürdü.

Dördüncü kez gittiğimde artık birbirimizi tanıyorduk. Kapıyı açar açmaz öpüştük. Elleri her yerimde gezindi. Soyunduk, duşa girdik. Sıcak suyun altında amını parmakladım, o da yarağımı sıvazladı. Duvarına dayadım, kaldırdım bacağını, girdim. Su akarken siktim. İnlemeleri banyo duvarlarında yankılandı. Sonra yatağa geçtik. Bu sefer daha yaratıcı olduk. Yastıkları kullandık, pozisyon değiştirdik sürekli. O üstümdeyken türbanını hafifçe yana çektim, daha fazla saç göründü, siyah ve uzun. Öptüm o saçları, kokladım. Amı yarağımı emer gibi kasılıyordu her boşalışında. Ben de içine, üstüne, ağzına boşaldım sırayla. Gece boyunca sayısız kez. Ellerimiz, ağızlarımız, her yerimiz birbirine karıştı. Sperm, am suyu, ter… çarşaf berbat oldu. Sabahleyin o çarşafı değiştirdi, güldü. “Yine gel” dedi. Ben de geldim.

Beşinci buluşmamızda ise iyice azmıştık. Telefonla konuşurken bile sesi beni hardırıyordu. Eve vardığımda kapıda karşıladı, sadece türban ve bir tişörtle. Tişörtü çıkardım hemen, memeleri serbest kaldı. Yere diz çöktü, yarağımı çıkardı, emdi. Uzun uzun, yavaş yavaş. Taşaklarımı yaladı, göt deliğime dilini soktu. Sonra ayağa kalktı, beni koltuğa itti, üstüme oturdu. Amını yarağıma sürttü, ıslattı, sonra indirdi. Zıpladı. Ellerimle kalçalarını tuttum, yardım ettim. Tempo deli gibiydi. Memeleri yüzüme çarpıyor, türbanı sallanıyordu. “Boşal içime” dedi. Boşaldım. Sonra çıkardı, yaladı temizleyene kadar. Tekrar kaldırdı yarağımı, bu sefer arkadan. Diz çöktü, kıçını kaldırdı. Girdim. Şaplak üstüne şaplak. Amı köpürdü. Bir eliyle klitorisini ovdu, diğer eliyle yatağı sıktı. Orgazmı geldiğinde amı o kadar sıktı ki neredeyse yarağımı koparacaktı. Ben de tekrar boşaldım. Sperm aktı, bacaklarından süzüldü, yere damladı.

O gece bitmek bilmedi. Mutfakta yaptık, tezgâhın üstünde. Oturma odasında, koltuğun kenarında. Yatak odasında tekrar tekrar. Her seferinde türbanı başındaydı. Bazen kumaş gözüne geliyor, o düzeltiyordu. Bazen ben düzeltiyordum. Öpüşürken türbanın kenarı dudaklarımıza değiyordu. Amını yerken türbanın ucu burnuma geliyordu. Her şey o kumaşla daha yasak, daha ateşli geliyordu. Son boşalışımda onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını açtım, yavaş yavaş soktum. Göz göze bakarak siktim. O inledi, ben inledim. Birlikte boşaldık. Sperm dışarı fışkırdı, ikimizin de karnına bulaştı. Yan yana uzandık, nefes nefeseydik. Elimi türbanının üstüne koydum, okşadım. O da elimi tuttu, sıktı.

Sabah ayrılırken kapıda öpüştük uzun uzun. Elleri yine yarağıma gitti, ama bu sefer sadece okşadı. “Yarın da gel” dedi. Ben de gittim. Altıncı, yedinci, sekizinci… her seferinde aynı ateş, aynı türban, aynı am, aynı ağız. Bazen sadece yalatıyordu saatlerce. Bazen sadece sikiyordu. Bazen ikisini birden. Her seferinde daha ıslak, daha sesli, daha doyumsuz. Sperm her yerine bulaştı defalarca. Türbanı birkaç kez yıkamak zorunda kaldı, çünkü üstüne boşalmıştım. Ama hiç çıkarmadı. Hep o siyah kumaşla, o mahcup ama azgın bakışlarla karşıladı beni.

Bir akşam özellikle uzun kaldım. Gece yarısını geçtik, sabah ezanı okunurken hâlâ sikiyorduk. O üstümde zıplarken ezan sesi geliyordu pencereden. İnlemelerini bastırmaya çalıştı ama olamadı. Amı kasıldı, boşaldı, ben de içine. Sonra yorgun argın yığıldık. Sabahleyin kahvaltı bile yapmadan bir tur daha attık. Duşta, ayakta, arkadan. Su ve sperm karışımı ayaklarımızdan aktı. Çıkarken bana sarıldı, türbanı ıslak ıslaktı. “Bir daha unutma” dedi. Unutmadım.

Tarabya’nın o evinde geçen her gece, her dokunuş, her inilti hâlâ aklımda. Escort Tarabya Türbanlı kadının o vücudu, o amı, o ağzı, o türbanlı hali… her şey. Ellerim hâlâ o kalçaların şeklini hatırlıyor. Dilim o amın tadını. Yarağım o sıcaklığı. Ne kadar anlatsam bitmez. Her gidişimde daha fazla istedim, o da verdi. Sınırsız. Açık açık her şeyi yaptık. Saklamadan, utanmadan, sadece zevkle. Türbanı hiç çıkarmadan. O kumaşın altındaki saçları bazen gördüm, ama o kadar. Gerisi hep gizemli kaldı. Ve her seferinde o gizem beni daha çok azdırdı. Yarağımı her seferinde taş gibi yaptı. Amını her seferinde sel gibi akıttı. Boşalmalarımızı saymadık bile. Çarşaflar, havlular, kıyafetler… hepsi delik deşik oldu neredeyse. Ama o hep gülümsedi, hep “Daha” dedi. Ben de verdim.

Şimdi bile gözlerimi kapattığımda o anları görüyorum. Kapıyı açışı, türbanı, memeleri, amı, o “Sik beni” deyişi… hepsi. Tarabya’da, o loş odada, o yatağın üstünde, o duşun altında. Her pozisyon, her damla, her inilti. Bir daha, bir daha, bir daha. Bitmek bilmeyen bir gece gibi. Ve her gece yeniden başlıyor gibi. O türbanlı escort, o Tarabya’nın gizli ateşi… hâlâ yakıyor beni.