Sefaköy Türbanlı Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Sefaköy Türbanlı Escort
Sefaköy Türbanlı Escort arayışım o akşam hiç planlamadan patlak verdi. Mesai uzamıştı, ofisten çıkınca metroya binmek yerine Sefaköy istasyonunda indim, hava nemli ve sıcak kokuyordu. Yan sokaklardaki ışıklar yanıp sönüyor, kalabalık yavaş yavaş dağılıyordu. Cebimdeki telefona bir mesaj düştü, numara tanıdık değildi ama altında net yazıyordu. Hemen aradım, kadın sesi kısık ve davetkâr çıktı, adresi tarif etti, beş dakika yürüyecektim.
Kapıya vardığımda ikinci paragrafta da aklımı kurcalayan o isim dolaşıyordu:
Sefaköy Türbanlı Escort. Zili çaldım, kapı aralandı. Başında koyu lacivert türbanı sıkı bağlanmış, siyah uzun ferace giymiş bir kadın göründü. Gözleri sürme çekilmiş, dudakları mat kırmızı, teni zeytin tonundaydı. İçeri aldı, ayakkabılarımı çıkardım. Dar koridoru geçtik, salon perdeleri kapalı, klima üflüyordu. Feracesini yavaşça sıyırdı, altında bordo dantel sütyen ve ipli külot vardı. Türbanı hiç bozmamıştı. “Ne kadar kalacaksın?” diye sordu. Cebimden parayı çıkarıp sehpaya koydum, üç saatlik ücret. Gülümsedi, elini uzatıp pantolonumun fermuarına dokundu.
O anda kanım kaynadı. Kadın dizlerinin üzerine çöktü, boxerımı indirdi. Sertleşmiş aletim yüzüne çarptı. Türbanının kenarından sızan ince saç telleri yanağına yapışmıştı. Dilini uzattı, ucundan köküne kadar yaladı. Sıcak nefesi taşa değiyordu. Ellerimi başındaki kumaşa götürdüm, sıkıca tuttum ama çıkarmadım. O da istemiyordu. Ağzını daha da açtı, gırtlağına kadar aldı, öksürdü ama bırakmadı. Tükürüğü çenesine aktı, gözleri bana kilitlenmişti. Kalçalarımı öne ittim, boğazının darlığını hissettim. Bir süre böyle devam etti, salyası aletimin dibine kadar indi, ayak bileklerim gerildi.
Sonra ayağa kalktı, sütyenini çıkardı. Göğüsleri dolgun, uçları koyu kahverengiydi. Ellerimle kavradım, parmaklarımla sıkıp çektim. Türbanlı haliyle bana bakması ayrı bir ateş veriyordu. Külotunu da indirdi, kıllı amcığı göründü. Parmaklarımı arasına soktum, sırılsıklamdı. İki parmakla içeri girdim, başparmağımla klitorisine bastırdım. Kadın inledi, bacaklarını açtı, kanepeye yaslandı. Ben de dizlerimin üzerine çöktüm, dilimi amcığına yapıştırdım. Tadını aldım, ekşimtırak ve tatlı. Türbanı bozulmasın diye başını geriye atmıştı, boynu gerilmişti. Dilimle yaladıkça kalçaları titredi, elleri saçlarıma gitti ama türbanı tutuyordu. “Daha sert yala” diye fısıldadı. Ben de emmeye başladım, parmaklarımı daha derine soktum. Suları aktı, çenemi ıslattı.
Kalkıp onu kanepenin kenarına oturttum. Aletimi amcığının girişine dayadım, yavaşça içeri soktum. Sıcacıktı, duvarları sıkıyordu. Taşa kadar girdim, durdum, sonra çekip tekrar vurdum. Her darbemde göğüsleri sallanıyordu, türbanının uçları omzuna düşmüştü. Ellerimle belini tuttum, daha sert girdim. Kadın inliyor, tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. “Sefaköy Escort Türbanlı” diye aklımdan geçirdim o an, çünkü tam da öyleydi; başı kapalı, altı açık, para karşılığı bedenini sunuyordu. Tempo arttı, ter kokusu karıştı. Amcığının sesi ıslak şapırtılar çıkarıyordu. Bir ara çıkarıp ters çevirdim, arkasını döndürdüm. Dizleri kanepeye, elleri yere bastı. Arkadan soktum, kalçalarını avuçladım, sertçe çarptım. Türbanı yana kaymıştı ama hâlâ başındaydı. Her vuruşta “ahh” sesleri çıkarıyordu, boğuk ve uzun.
Bir süre böyle gittikten sonra onu yere yatırdım, üzerine çıktım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, derine girdim. Göz göze bakıyorduk, türbanının altından ter damlıyordu. Ellerimle göğüslerini sıkarken belimi savurdum. Kadın tırnaklarını sırtıma geçirdi, iz bıraktı. Amcığı kasılıp gevşiyordu, her seferinde daha ıslak oluyordu. “Daha hızlı” dedi, ben de uydum. Kanepenin kenarı gıcırdıyordu, perdeler hafif aralanmış, dışarıdan gelen ışık vücudumuza vuruyordu. Bir an durup aletimi çıkardım, onun eline verdim. O da avuçlayıp okşadı, başını eğip tekrar ağzına aldı. Türbanı yüzüme sürtünüyordu, kumaşın kokusu burnuma geldi; hafif parfüm ve ter. Boğazına kadar aldı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Ben de kalçalarımı öne ittim, derinlere indirdim.
Sonra tekrar amcığına döndüm. Bu sefer yan yattık, bacağını kaldırdım, yandan girdim. Elimle klitorisini ovaladım, diğer elimle göğsünü kavradım. Tempo yavaşladı, uzun ve derin hareketler yaptım. Kadın inliyor, “tam orası” diye mırıldanıyordu. Ben de o noktaya odaklandım, her seferinde o duvara çarptım. Vücudu gerildi, amcığı sıktı, boşaldı. Suları aletimin üzerine aktı, sıcak ve yapışkan. Ben durmadım, devam ettim. O hâlâ titrerken ikinci kez daha sert girdim. Türbanı iyice kaymış, alnı görünmüştü ama çıkarmadı. Saç telleri terden yapışmıştı.
Bir ara ayağa kalktık, duvara dayadım. Tek bacağını kaldırdım, ayakta siktim. Göğüsleri yüzüme vuruyordu, ben de emdim, ısırdım. Kadın boynumu öptü, dilini kulağıma soktu. “Escort Sefaköy Türbanlı” diye fısıldadı kendi kendine, sanki hatırlatıyordu. Ben de gülümsedim, daha sert vurdum. Duvarın soğukluğu sırtına yapışmıştı, teri kayıyordu. Ellerimle kalçalarını açtım, daha derine indim. Her darbede amcığının sesi yükseliyordu. Bir süre sonra yere indirdim, üzerine çöktüm. Dizlerim iki yanında, aletimi tekrar soktum. Ellerimi türbanının üzerine koydum, hafifçe bastırdım. O da inledi, kalçalarını kaldırdı. Tempo çılgınlaştı, yatağın değil kanepenin yayları inliyordu.
Boşalmak üzereydim ama tuttum. Çıkarıp ağzına verdim. Kadın yutkunarak emdi, tükürüğü her yere saçıldı. Elleriyle taşaklarımı okşadı, dilini yarığa soktu. Ben de başını tuttum, ileri geri götürdüm. Türbanı tamamen yana kaymıştı ama hâlâ bağlıydı. Gözleri bana bakıyordu, ağzı doluyken inliyordu. Bir ara çıkarıp göğüslerinin arasına koydum. Kadın elleriyle bastırdı, arasına sıkıştırdı. İleri geri sürttüm, uçları aletime değiyordu. Sonra tekrar amcığına döndüm. Bu sefer misyoner pozisyonda, bacakları omuzlarımda. Derin ve yavaş girdim, her seferinde sonuna kadar. Kadın tırnaklarını sırtıma geçirdi, “boşal içime” dedi. Ben de hızlandım, son darbelerde amcığı sıktı, ben de boşaldım. Sıcak döl fışkırdı, içini doldurdu. Biraz daha savurdum, taştı, bacaklarının arasına aktı.
Nefes nefese kaldık. Aletim hâlâ içindeyken üzerine yığıldım. Türbanı alnıma sürtünüyordu. Bir süre öylece yattık, kalp atışlarımız yavaşladı. Sonra çıktım, döl amcığından süzüldü. Kadın eliyle sildi, parmaklarını yaladı. Ben de yanına uzandım, göğsünü okşadım. “Bir tur daha var” dedi, gülümsedi. Elleri aletimi tuttu, yavaşça okşadı. Tekrar sertleşti. Bu sefer o üstüme çıktı. Türbanı düzeltmişti, yüzü gölgede kalmıştı. Amcığını aletimin üzerine oturttu, yavaşça indi. İçine alınca inledi, kalçalarını savurmaya başladı. Ellerimle belini tuttum, yukarı aşağı götürdüm. Göğüsleri yüzüme sallanıyordu, ben de emdim. Tempo arttı, kadın inliyor, türbanının uçları omzuma çarpıyordu. Amcığı ıslak şapırtılar çıkarıyordu, dölüm hâlâ içindeyken yeniden sikiliyordu.
Bir ara öne eğildi, ellerini göğsüme bastı. Kalçalarını daha hızlı savurdu. Ben de belimi kaldırdım, alttan vurdum. Kadın bağırdı, amcığı kasıldı, boşaldı. Suları aktı, karnıma yapıştı. Ben de tuttum, boşalmadım. O inerken ben de çıktım, onu ters çevirdim. Dizleri yere, elleri kanepede. Arkadan soktum, bir elimi beline, diğerini türbanına koydum. Sertçe çarptım. Her darbede kalçaları titredi, amcığının içi hâlâ sıcaktı. “Daha… daha” diye inledi. Ben de uydum, tempo delirdi. Ter kokusu her yeri sarmıştı, türbanı ıslanmıştı. Bir süre sonra tekrar boşaldım, bu sefer dışarı, kalçalarının üzerine. Döl beyaz damlalar halinde aktı, kumaşın kenarına sıçradı.
Yere oturduk, nefes aldık. Kadın eliyle aletimi temizledi, ağzına aldı, kalan dölü yaladı. Ben de parmaklarımı amcığına soktum, kalanı çıkardım, onun diline sürdüm. O da emdi. Sonra tekrar kalktık. Bu sefer ayakta, duvara yaslanmıştık. Bacağını kaldırdım, girdim. Yavaş ve derin. Göz göze bakıyorduk, türbanı yüzünü yarı yarıya kapatıyordu. Ellerimle göğüslerini sıktım, uçlarını çektim. Kadın inliyor, tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. Bir ara eğilip göğsümü emdi, dilini gezdirdi. Ben de boynunu öptüm, ısırdım. Tempo arttı, duvar gıcırdadı. Amcığı yine kasıldı, üçüncü kez titredi. Ben de tuttum, sonuna kadar girdim, boşaldım. İçine aktı, taştı, bacaklarından indi.
Yere yığıldık. Bu sefer yere serili bir örtünün üzerine. Kadın yan yattı, bacağını kaldırdı. Ben arkadan soktum, kaşık pozisyonunda. Yavaş hareketler, uzun. Elimle klitorisini ovaladım, diğer elimle göğsünü kavradım. Türbanı enseme değiyordu. Kadın inliyor, “orası iyi” diyordu. Ben de o noktaya vuruyordum. Bir süre sonra tempo yükseldi, kalçalarım şapırdıyordu. Kadın dördüncü kez boşaldı, amcığı sıktı. Ben de dayanamadım, son kez boşaldım. Döl fışkırdı, içini doldurdu. Biraz daha savurdum, çıktım. Döl aktı, örtüye yayıldı.
Oturduk, su içtik. Kadın feracesini giymedi, sadece türbanı ve çıplak haliyle oturdu. Elleri aletimi okşadı, tekrar kaldırmaya çalıştı. Ben de izin verdim. Ağzına aldı, yavaşça emdi. Dilini gezdirdi, taşaklarımı yaladı. Ben de parmaklarımı amcığına soktum, ıslaklığı hissettim. Bir süre böyle oynaştık. Sonra tekrar siktim, bu sefer oturarak, o kucağımda. Bacakları iki yanımda, kalçalarını savuruyor. Göğüsleri yüzüme vuruyor, ben emiyorum. Türbanı bozulmuş, saç telleri çıkmış ama hâlâ başında. Tempo yavaş, duygusal gibi ama para karşılığı. Her inişte amcığı yutuyor, her çıkışta şapırdıyor. Bir ara durduk, öpüştük. Dili ağzıma girdi, tükürüğümüz karıştı. Sonra devam. Kadın beşinci kez titredi, ben de son gücümle boşaldım. İçine aktı, taştı.
Zaman dolmak üzereydi. Son bir tur için onu diz çöktürdüm. Aletimi ağzına verdim, boğazına kadar indirdim. Ellerimle başını tuttum, ileri geri götürdüm. Türbanı avuçlarımın içindeydi. Salya aktı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Bir ara çıkarıp göğüslerinin arasına koydum, sürttüm. Sonra tekrar amcığına. Yere yatırdım, bacaklarını açtım, girdim. Son darbeler sert ve hızlı. Kadın inliyor, tırnakları yeri tırmalıyor. Ben de boşaldım, bu sefer dışarı, karnına. Döl beyaz izler bıraktı. Kadın eliyle sildi, parmaklarını yaladı.
Giydik. Feracesini aldı, türbanını düzeltti. Parayı masadan aldı, gülümsedi. Kapıya kadar geçirdi. Çıkarken baktım, Sefaköy’ün sokakları yine aynıydı ama vücudum hâlâ titrekti. O akşam Sefaköy Türbanlı Escort ile geçen saatler aklımdan çıkmadı. Eve döndüm, duş aldım ama kokusu hâlâ tenimdeydi. Gece yatağa yattığımda tekrar hatırladım; türbanı, amcığının sıcaklığı, inlemeleri. Sabah kalkınca bile aletim sertti. O numarayı kaydettim, bir daha arayacağımı biliyordum.
Aradan birkaç gün geçti. Yine aynı adrese gittim. Kapıyı açtı, bu sefer yeşil türban vardı. İçeri aldım, feracesini çıkardı. Altında yine dantel. Diz çöktü, aletimi çıkardı, ağzına aldı. Bu sefer daha iştahlıydı. Tükürük saçtı, boğazına indirdi. Ben de tuttum, savurdum. Sonra amcığına geçtim. Kanepede, yerde, duvarda. Her pozisyonda siktim. Türbanı hiç çıkmadı. İnlemeleri daha yüksekti. Bir kez, iki kez, üç kez boşaldı. Ben de iki kez içine, bir kez dışarı. Zaman uzadı, üç saat kaldım. Ek para verdim. O da memnun ayrıldı.
Başka bir gün yine aradım. Bu sefer öğleden sonra. Kapıda karşıladı, içeri çekti. Hemen soyundu, türbanı siyah. Ben de pantolonumu indirdim. O üstüme çıktı, oturdu. Kalçalarını savurdu, göğüslerini yüzüme sürttü. Ben emdim, ısırdım. Sonra ters çevirdim, arkadan soktum. Sertçe çarptım. Amcığı ıslaktı, şapırtılar doldurdu odayı. Bir ara çıkarıp ağzına verdim, dölümü yutturdum. Sonra tekrar siktim. Yere yattık, kaşık, misyoner, yan. Her seferinde türbanı başındaydı. Boşaldıkça amcığı daha kaygan oluyordu. Sonunda ikimiz de bitkin düştük. Döl her yere yayılmıştı; karnında, bacaklarında, türbanının kenarında.
O günden sonra düzenli gittim. Her seferinde farklı türban, aynı ateş. Bir keresinde sabah erken, uykulu haliyle açtı kapıyı. Feracesi yarım, türbanı dağınık. İçeri girdim, hemen yatağa attım. Siktik, uzun uzun. Güneş perdeden süzülürken amcığına girip çıktım. O inledi, ben savurdum. Döl içine aktı, taştı. Sonra duşa girdik, orada da siktim. Islak vücutlar, türban ıslak, yapışkan. Duvarına yasladım, ayakta girdim. Su akarken boşaldık.
Bir başka sefer gece yarısı. Telefon etti, “gel” dedi. Gittim. Kapı aralık, içerisi loş. Soyunmuş, sadece türbanıyla bekliyordu. Hemen üstüne atladım. Öpüştük, yaladık, siktiştik. Kanepede, yerde, mutfakta bile. Tezgâha yatırdım, arkadan soktum. Bacakları sarkmış, inliyor. Ben de sert çarpıyorum. Amcığı kasılıyor, boşalıyor. Ben de içine veriyorum. Sonra yere indirdik, o ağzına aldı, temizledi. Tekrar sertleşti, yine soktum. Sabaha kadar sürdü. Çıkarken sokaklar boştu, Sefaköy sessizdi.
Her gidişimde aynı şey: türbanı çıkarmadan, her yerini açarak. Aletimi yutuyor, amcığını sunuyor, inliyor. Ben de doyasıya sikiyorum. Bir keresinde iki saat boyunca sadece oral yaptık. Diz çökmüş, ağzını açmış, ben savuruyorum. Salya aktı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Sonra amcığına geçtik, uzun uzun. Döl birikti, taştı. O sildi, yaladı. Ben de parmakladım, dilimle yaladım. Tadını aldım, doymadım.
Zamanla vücut dilimizi ezberledik. O nerede inleyeceğini, ben nerede vuracağımı biliyorduk. Bir gün özellikle uzun tuttum. Önce yalattım, sonra parmakladım, dilimle getirdim. Sonra soktum, yavaş yavaş. Her santimi hissettirerek. Kadın titredi, boşaldı. Ben devam ettim. İkinci, üçüncü. Sonunda ikimiz de yere yığıldık. Döl ve sular karışmış, türban ıslak, ferace kenarda. O gülümsedi, “yine gel” dedi. Ben de geldim, defalarca.
Şimdi bile hatırlıyorum o ilk akşamı. Kapıyı açışını, türbanını, amcığının sıcaklığını. Sefaköy’ün o dar sokağında, o evde geçen saatler. Her seferinde daha fazla istiyordum. Para veriyordum, alıyordum. Bedeni, inlemeleri, türbanlı hali. Hepsi aklımda. Bir daha arayacağım, biliyorum. Kapıyı çalacağım, içeri gireceğim, yine soyunacak. Türbanı başında, altı açık. Ben de yine gireceğim, sertçe, doyasıya. Amcığı yine sımsıkı saracak, ben de boşalacağım. İçine, dışına, ağzına. Ne olursa olsun. O Sefaköy Türbanlı Escort, benim için vazgeçilmez oldu. Her hatırlayışımda aletim kalkıyor, o anları tekrar yaşıyorum. Terini, kokusunu, sesini. Hepsi gerçek, hepsi yaşandı. Ve bitmedi.