Gaziosmanpaşa Ucuz Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Gaziosmanpaşa Ucuz Escort
Gaziosmanpaşa Ucuz Escort arayışım o gece beni sokağa sürükledi, telefonumda bir sürü ilan taradıktan sonra en ucuz ve en yakın olanı seçtim,
Escort Gaziosmanpaşa Ucuz diye yazan profilin fotoğraflarına bakıp hemen mesaj attım, adresini aldım ve hiç vakit kaybetmeden yola çıktım.
Akşamın serinliğinde Gaziosmanpaşa’nın dar sokaklarında yürürken aklımda sadece o kadın vardı,
Gaziosmanpaşa Ucuz Escort diye aratınca çıkan o profildeki kalçalar, dolgun memeler ve o yarı açık ağız fotoğrafı hâlâ gözümün önündeydi,
Escort Gaziosmanpaşa Ucuz olarak tanıttığı kendini ve beni beklediğini söyleyen mesajı okudukça içim yanıyordu.
Kapıyı çaldığımda içeriye adımımı atar atmaz burnuma ağır bir parfüm kokusu doldu, genç kadın kapıyı aralayıp gülümsedi, siyah kısa bir elbise giymişti, göğüsleri neredeyse dışarı fırlayacak gibiydi, kalçaları kumaşı geriyordu. “Gel içeri” dedi alçak sesle, eliyle işaret etti. Salon küçük ve loştu, bir kanepe, bir televizyon, yerde birkaç yastık. Kapıyı arkasından kilitledi, dönüp bana baktı, gözleri yavaşça vücudumu süzdü.
Ellerini beline koyup elbiseyi omuzlarından indirdi, kumaş ayaklarının dibine yığıldı. İçinde sadece siyah bir string ve dantel bir sütyen vardı. Sütyeni de çıkardı, memeleri ağır ve dolgun şekilde serbest kaldı, pembe uçları sertleşmişti. “Beğendin mi?” diye sordu, ellerini göğüslerinin altına koyup yukarı doğru kaldırdı, parmaklarıyla uçlarını sıkıştırdı. Ben cevap vermeden pantolonumun önünde şişen sikime baktı, gülümsedi ve yaklaştı.
Diz çöktü, kemerimi çözdü, fermuarı indirdi, boxerımı aşağı çekti. Sikim fırladı, kalın ve gergindi, damarları belirginleşmişti. Kadın elini sapına sardı, başparmağıyla başını okşadı, bir damla pre-cum’u parmağına alıp diline götürdü. “Tadı güzel” dedi ve ağzını açıp başını içine aldı. Sıcak, ıslak dili sikimin alt kısmını yaladı, sonra yavaşça derinlere doğru indi, boğazının daraldığını hissettim. Ellerini kalçalarıma koydu, beni daha da içeri çekti, burnu kasıklarıma değdi. Öğürme sesleri çıkardı ama bırakmadı, tükürüğü sikimin üzerine aktı, boğazını kullanarak ileri geri gitti.
Bir süre böyle devam etti, sonra ayağa kalktı, stringini sıyırıp attı. Amı tıraşlıydı, sadece ince bir çizgi kıl bırakmıştı, dudakları şiş ve parlak görünüyordu. Kanepenin kenarına oturdu, bacaklarını açtı, iki parmağını amına sokup yavaşça hareket ettirdi. “Gel, yala” dedi. Ben de diz çöktüm, yüzümü amına yaklaştırdım, dilimi yarığın ortasına koydum, yukarı aşağı kaydırdım. Klitorisini buldum, etrafını yaladım, sonra emmeye başladım. Kadın inledi, ellerini saçlarıma gömdü, kalçalarını yukarı kaldırdı. “Daha sert, em onu” diye fısıldadı. İki parmağımı da amına soktum, içeri dışarı hareket ettirirken dilimle klitorisine baskı uyguladım. Suları aktı, çeneme kadar indi, ıslak sesler odada yankılandı.
Birkaç dakika sonra beni çekip kaldırdı, “Yeter, artık sok” dedi. Kanepenin üzerine yüzüstü eğildi, kalçalarını kaldırdı. Amı açık ve ıslaktı, pembe etleri görünüyordu. Sikimi tuttum, başını amının girişine sürttüm, yukarı aşağı gezdirdim, sonra yavaşça içeri ittim. Sıcak ve dar bir et duvarı sardı sikimi, içeri doğru kaydı, ta ki köküne kadar girdim. Kadın “Ahhh evet” diye inledi, kalçalarını geriye doğru itti. Ellerimi beline koydum, yavaş yavaş hareket etmeye başladım, her girişte amı sikimi sıkıyordu. Tempo arttıkça tokatlar attım kalçalarına, kızardı, daha çok inledi. “Daha hızlı, sik beni” diye bağırdı.
Hızlandım, kalçalarım onun kalçalarına çarpıyordu, ıslak şap şap sesleri doldu odayı. Bir elimi öne uzatıp memelerinden birini sıktım, diğer elimi de saçlarına doladım, başını geriye çektim. Bu pozisyonda daha derine giriyordum, her vuruşta yumurtalarım amının dışına çarpıyordu. Kadın “İçime boşalma, yüzüme boşal” diye uyarıda bulundu ama ben henüz bitmek istemiyordum. Sikimi çıkardım, onu ters çevirdim, sırtüstü yatırdım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, tekrar girdim. Bu sefer yüz yüze bakıyorduk, her vuruşta memeleri zıplıyordu. Eğilip bir memesini ağzıma aldım, ucunu emdim, dişlerimle hafifçe ısırdım. Kadın tırnaklarını sırtıma geçirdi, “Daha derine, kır beni” diye inledi.
Bir süre böyle sikiştikten sonra pozisyon değiştirdik. O üstüme bindi, sikimi tutup amına oturttu, yavaşça aşağı indi. Kalçalarını öne arkaya sallaraken memelerini salladı, ben de onları tuttum, sıkıştırdım. Tempo kendi elindeydi, bazen yavaş yavaş yükselip alçaldı, bazen hızla zıpladı. Amı her inişte sikimi yutuyordu, suları kasıklarıma akıyordu. “Sikimi em” dedim, o da eğilip sikimi ağzına aldı, tükürükleyip ıslattı, sonra tekrar amına oturttu. Bu sefer ters bindi, kalçası yüzüme dönüktü, amını yalayabiliyordum. Dilimi yarığına soktum, o da sikimi emerken inliyordu, titreşimler sikime geçiyordu.
Sonra onu ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bir bacağını kaldırdım, sikimi amına soktum, ayakta sikişmeye başladık. Duvara her vuruşta sırtı çarpıyordu, memeleri göğsüme sürtünüyordu. Ellerimi kalçalarına geçirdim, kaldırıp indirdim, kendi gücümle onu siktim. Kadın boynuma sarıldı, dişlerini omzuma geçirdi, “Boşalacağım” diye inledi. Amı aniden kasıldı, sıcak sular sikimin üzerine aktı, bacakları titredi. Ben de hızımı kestim, onu yere yatırdım, bacaklarını iyice açtım, son darbeleri vurdum. Sikim şişti, damarları gerildi, “Yüzüme” dedi tekrar. Sikimi çıkardıp yüzüne doğru tuttum, kalın ipler halinde boşaldım. İlk fışkırtı alnına, ikincisi diline, üçüncüsü yanaklarına ve memelerine aktı. Kadın dilini uzattı, spermleri yaladı, parmaklarıyla yüzündekileri toplayıp ağzına götürdü, yuttu.
Biraz dinlendik. O ayağa kalkıp mutfağa gitti, su getirdi, bir sigara yaktı. Ben hâlâ kanepedeydim, sikim yarı sert kalmıştı. Kadın sigarasını içerken bana baktı, “Bir tur daha ister misin? Para aynı” dedi. Başımı salladım. Sigarasını söndürüp geldi, diz çöktü, yumuşak sikimi ağzına aldı, yavaş yavaş emmeye başladı. Diliyle başını, altını, yumurtalarımı yaladı, ta ki tekrar sertleşene kadar. Sonra ayağa kalktı, banyoya götürdü. Duşun altında vücutlarımızı yıkadık, elleri sikime, benim ellerim amına gitti. Sıcak suyun altında parmaklarımı amına soktum, o da sikimi sıvazladı. Sonra onu duvarın kenarına eğdim, arkadan girdim. Islak tenler birbirine yapışıyordu, her vuruşta su sıçrıyordu. Ellerimi önden amına götürüp klitorisini ovaladım, o da duvara tutunup inledi.
Banyodan çıkıp yatağa geçtik. Bu sefer yavaş ve uzun tuttum. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarının arasına girdim, sikimi amına sürttüm ama sokmadan gezdirdim. Kadın sabırsızlandı, “Sok artık” diye yalvardı. Yavaşça girdim, ta ki köküne kadar, orada durdum, hissettirdim. Sonra çok yavaş hareket etmeye başladım, her çıkışta neredeyse tamamen çekip tekrar yavaşça ittim. Ellerimle memelerini okşadım, uçlarını çevirdim, öptüm. Boynunu, kulak memesini, omuzlarını öptüm, ısırdım. Kadın inliyordu, kalçalarını kaldırıp bana doğru itiyordu. “Daha hızlı” diye yalvardı ama ben yavaş tuttum, onu delirtmek istedim. Parmaklarımı ağzına soktum, emdirdi, sonra o parmaklarla klitorisini ovdum.
Bir süre sonra tempo arttırdım. Yatağın kenarına çektim onu, bacaklarını omuzlarıma aldım, derine girdim. Her vuruşta yatağın gıcırtısı duyuluyordu, amı şapırdıyordu. “Sik beni, doldur beni” diye bağırıyordu. Bir eliyle kendi memesini sıkarken diğer eliyle klitorisini ovalıyordu. Ben de hızlandım, ter akıyordu alnımdan, damlıyordu onun göğsüne. Aniden amı tekrar kasıldı, ikinci orgazmı geldi, sıcak sular fışkırdı, yatak ıslandı. Ben de dayanamadım, sikimi derinlere gömdüm, sıcak spermlerimi içine boşalttım. Her fışkırtıda kasıldım, o da amıyla sıkıp emdi sikimi.
Çekildim, spermler amından dışarı aktı, pembe etlerin arasından beyaz damlalar süzüldü. Kadın parmaklarıyla onları toplayıp ağzına götürdü, yuttu, sonra gülümsedi. “Bir daha ister misin?” diye sordu ama ben yorgun düşmüştüm. Yine de o sikimi eline aldı, yavaşça sıvazladı, yumuşayana kadar. Sonra yan yana yattık, biraz konuştuk, sigara içtik. O kalkıp elbiselerini giydi, parayı istedi. Verdim, kapıya kadar geçirdi.
Dışarı çıktığımda gece iyice ilerlemişti. Sokaklar sessizdi, sadece uzaktan bir araba sesi geliyordu. Vücudum hâlâ o amın sıcaklığını, o boğazın darlığını, o memelerin ağırlığını hatırlıyordu. Eve dönerken aklımda sadece o geceki her detay vardı: dilinin sikimin altındaki damarı yalayışı, amının her girişimde sıkılışı, inleyişleri, spermlerimin yüzüne aktığı an, ikinci turda banyoda ıslak tenlerin şapırtısı, yatağın gıcırtısı, içine boşaldığımda amının kasılmaları…
Ertesi gün yine aynı yere gitmek istedim. Telefonu açtım, aynı numarayı aradım. “Bugün de müsait misin?” diye sordum. “Gel” dedi kısa ve net. Yine aynı sokağa, aynı kapıya gittim. Kapıyı açtığında bu sefer kırmızı bir iç çamaşırı seti vardı üzerinde. “Dün geceyi beğendin demek” dedi, gülümsedi. İçeri aldım, kapıyı kilitledim. Bu sefer hiç konuşmadan elbisemi çıkardım, o da iç çamaşırlarını sıyırdı. Diz çöktü, sikimi ağzına aldı, dün geceki gibi derinlere indirdi. Tükürüğü aktı, boğazını kullanarak emdi, elleriyle yumurtalarımı okşadı.
Sonra ayağa kalktı, beni yatağa itti, üstüme bindi. Amını sikimin üzerine koydu, yavaşça oturdu. Kalçalarını öne arkaya sallarken memelerini salladı, ben de onları tuttum, uçlarını sıktım. Tempo kendi elindeydi, bazen yavaş, bazen hızlı. Bir ara eğilip sikimi emdi, tükürükleyip ıslattı, sonra tekrar amına soktu. Ters bindi, kalçası yüzüme geldi, amını yaladım, dilimi içeri soktum, o da sikimi emerken inledi.
Sonra onu yüzüstü çevirdim, arkadan girdim. Ellerimi beline koydum, sertçe vurdum. Her vuruşta kalçaları titreşti, amı şapırdadı. “Daha sert, tokat at” dedi. Tokatladım, kızardı, daha çok inledi. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovaladım, o da yastığa gömüldü, bağırdı. Orgazmı geldiğinde amı kasıldı, sular aktı. Ben de hızlandım, son darbeleri vurdum, bu sefer içine değil, kalçalarının üzerine boşaldım. Spermler beyaz çizgiler halinde aktı, o da eliyle yaydı, parmaklarını yaladı.
Biraz dinlendik, sonra üçüncü tura geçtik. Bu sefer onu koltuğa oturttum, diz çöktüm, amını yaladım. Dilimle yarığı açtım, klitorisini emdim, parmaklarımı soktum. O saçlarımı tuttu, “Daha derin yala” diye inledi. Sonra ayağa kalktı, beni koltuğa oturttu, amını yüzüme oturttu. Kalçalarını sallarken amını yalattı, suları yüzüme aktı. Ben de dilimi içeri sokup hareket ettirdim, o da inleyerek zıpladı.
Sonra sikimi sertleşmiş halde tuttum, o da amına oturttu. Bu sefer yavaş ve uzun. Her inişte sikimi yuttu, her çıkışta neredeyse tamamen çıktı. Ellerimle kalçalarını tuttum, tempo tuttum. Memelerini öptüm, ısırdım, boynunu yaladım. “İçime boşal bu sefer” dedi. Hızlandım, son vuruşlarda amı kasıldı, ben de derinlere gömdüm, sıcak spermlerimi içine boşalttım. Her fışkırtıda o da inledi, amıyla sıkıp emdi.
Çekildim, spermler aktı. O gülümsedi, “Yarın da gel” dedi. Parayı aldım, giyindim, çıktım. Sokakta yürürken vücudum hâlâ o sıcaklığı, o ıslaklığı, o sıkılığı hatırlıyordu. Her adımda sikim hafifçe sızlıyordu, amının izi hâlâ üzerindeydi.
O geceden sonra birkaç kez daha gittim. Her seferinde farklı pozisyonlar denedik, bazen sadece oral, bazen uzun sikişler, bazen duşta, bazen mutfakta tezgahın kenarında. Bir seferinde onu mutfak tezgahına oturttum, bacaklarını açtım, ayakta siktim. Buzdolabının kapağına tutunuyordu, her vuruşta memeleri zıplıyordu. Bir başka seferinde salonda yerde, yastıkların üzerinde, bacakları omuzlarımda, derine girdim. Her seferinde amı aynı sıcaklıkta, aynı darlıkta karşıladı sikimi.
Bir gece daha uzun kaldım. Gece yarısını geçtik, sabaha karşı dördüncü tura geçtik. O yorgundu ama reddetmedi. Yavaş yavaş, uykulu gözlerle amını açtı, ben de yavaşça girdim. Bu sefer hiç konuşmadan, sadece nefesler ve iniltilerle sikiştik. Her vuruşta yatağın gıcırtısı, ıslak sesler, tenlerin şapırtısı… Boşaldığımda o da hafifçe inledi, amı kasıldı, spermlerimi aldı. Sonra yan yana yattık, uykuya daldık. Sabah kalktığımda o kahve yapmıştı, gülümsedi, “Bugün de kalabilirsin ama para ayrı” dedi. Gülümseyip çıktım.
O günlerden sonra aklımda hep o amın tadı, o boğazın darlığı, o memelerin ağırlığı kaldı. Gaziosmanpaşa’nın o dar sokağındaki o kapı, o loş oda, o siyah string, o tükürükle ıslanan sik, o şapırdayan am, o yüzüme akan spermler… Her detay hâlâ canlı.
Bazen gece yarısı uyanıp sikimi sıvazlarken o anları tekrar yaşarım. Dilinin sikimin başındaki o yavaş yalaması, amının her girişimde nasıl sıkıldığı, orgazm olduğunda bacaklarının nasıl titrediği, spermlerimi yutarken gözlerimin içine bakması… Hepsi aklımda.
Bir daha aradım, “Bugün müsait misin?” diye. “Gel” dedi yine. Aynı yol, aynı kapı, aynı koku. Kapıyı açtığında bu sefer sadece bir gömlek giymişti, altında hiçbir şey yoktu. Gömleği açtı, memeleri serbest kaldı, amı görünüyordu. “Direkt sik” dedi. Kanepenin kenarına eğildi, kalçalarını kaldırdı. Sikimi çıkardım, amına sürttüm, içeri ittim. Islaktı, hazırdı. Sertçe vurdum, her vuruşta inledi. “Tokat at, saçımı çek” dedi. Yaptım. Saçlarını tuttum, başını geriye çektim, kalçalarına tokat üstüne tokat indirdim. Amı şapırdadı, suları aktı. Orgazmı geldiğinde bağırdı, amı kasıldı. Ben de hızlandım, bu sefer çıkarıp yüzüne boşaldım. Spermler diline, yanaklarına, boynuna aktı. O yaladı, yuttu, gülümsedi.
Sonra yatağa geçtik, o üstüme bindi. Yavaş yavaş oturdu, kalçalarını salladı. Memelerini tuttum, uçlarını sıktım, emdim. Tempo arttı, zıpladı, inledi. “İçime” dedi. Hızlandım, derinlere gömdüm, boşaldım. Spermler aktı, o da parmaklarıyla toplayıp yedi.
O gece de uzun sürdü. Üçüncü turda duşta, dördüncü turda yerde. Her seferinde vücudu aynı şekilde karşıladı, aynı şekilde inledi, aynı şekilde boşaldı. Sabaha karşı çıktım, sokaklar boştu, sadece ayak seslerim duyuluyordu.
Artık o adres aklıma kazındı. Ne zaman canım çekse telefonu açıyorum, “Gel” diyor, gidiyorum. Kapı açılıyor, o gülümsüyor, elbiseleri iniyor, amı açılıyor, sikim giriyor. Her seferinde aynı sıcaklık, aynı ıslaklık, aynı sıkılık. Ve her seferinde o amın içinde boşalırken, ya da yüzüne fışkırtırken, ya da boğazına kadar sokarken hissettiğim o şey…
Bazen sadece oral isterim. Diz çöker, sikimi ağzına alır, derinlere indirir, tükürükler, emer, yumurtalarımı yalar. Bazen sadece yalatırım. Amını yüzüme oturtur, sallar, suları aktarır. Bazen uzun uzun sikişiriz, her pozisyonu deneriz: arkadan, üstte, yan yatarak, ayakta, duvarda, tezgahın kenarında, yerde…
Bir seferinde onu bağladım. Ellerini yatağın başına bağladım, bacaklarını açtım, yavaş yavaş siktim. Dokunamadığı için daha çok inledi, daha çok yalvardı. “Sik beni, doldur beni” diye bağırdı. Boşaldığımda içine bıraktım, spermler aktı, o da bağları çözülünce parmaklarıyla yedi.
Başka bir seferinde ayna karşısında sikiştik. Onu öne eğdim, amına girdim, aynadan izledik. Her vuruşta memeleri sallanıyordu, yüz ifadesi değişiyordu. “Bak nasıl sikiliyorsun” dedim, o da inleyerek izledi. Orgazmı geldiğinde aynaya bakarak boşaldı, amı kasıldı.
Her detay hâlâ aklımda. O ilk gecedeki siyah elbisenin yere düşüşü, sütyenin çıkışı, memelerin salınışı, stringin sıyrılışı, amın açılışı, dilimin ilk değişi, sikimin ilk girişi, o sıcak darlık, o ıslak sesler, o iniltiler, o boşalışlar… Hepsi.
Ve her gidişimde yeniden yaşıyorum. Kapı açılıyor, o gülümsüyor, elbiseler iniyor, tenler birleşiyor, sikim amına giriyor, hızlanıyoruz, inliyoruz, boşalıyoruz. Sonra dinleniyoruz, sigara içiyoruz, tekrar başlıyoruz.
Bazen sabaha kadar sürüyor. Dört, beş tur. Vücutlar terliyor, yatak ıslanıyor, oda koku doluyor. Sabah çıktığımda bacaklarım titriyor, sikim sızlıyor, ama aklımda sadece o amın tadı kalıyor.
O yüzden ne zaman canım çekse, telefonu açıyorum. “Müsait misin?” “Gel.” Ve yine aynı sokak, aynı kapı, aynı kadın, aynı am, aynı sikiş…
Her seferinde daha derin, daha sert, daha uzun. Her seferinde yeni bir detay: bir tokatın sesi, bir ısırığın izi, bir iniltinin tonu, bir boşalışın sıcaklığı…
Ve her seferinde aynı şekilde bitiyor: spermler ya içinde, ya yüzünde, ya kalçalarında, ya dilinde. O yalıyor, yutuyor, gülümsüyor. Ben de giyinip çıkıyorum, sokaklarda yürüyorum, aklımda o anlar…
Bu böyle devam ediyor. Gaziosmanpaşa’nın o köşesinde, o odada, o yatakta, o amın içinde…