Fatih Dolgun Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Fatih Dolgun Escort
Bugün sabah kalktığımda aklımda sadece bir şey vardı.
Fatih dolgun escort arıyordum uzun zamandır ve sonunda doğru kişiyi bulduğumu hissediyordum. Telefonumdaki mesajlara bakarken
Fatih dolgun escort ilanlarından birine takıldım, fotoğraflarındaki dolgun hatlar beni hemen etkiledi. O kadar ki sabah kahvemi bile unutup hemen yazdım. Cevap hızlı geldi, sesi kalın ve kendinden emin bir tondaydı. Buluşma yerini belirledik, Fatih’te eski bir apartmanın üçüncü katıydı.
Kapıyı çaldığımda kalbim hızlı atıyordu. Açılan kapıda karşımda duran kadın, Escort Fatih Dolgun escort olarak tanıttığı kendini, tam da hayal ettiğim gibiydi. Dolgun kalçaları, dolgun göğüsleri, kalın bacakları ve o kendinden emin bakışlarıyla. “Gel içeri” dedi kısaca. Kapıyı kapattım arkamdan. Oturma odasına geçtik, o hemen koltuğa oturdu ve bacaklarını hafif açtı. Etek altından siyah dantel külotunun kenarları görünüyordu. “Ne istersin bugün?” diye sordu. Ben de doğruca söyledim. Her şeyi istiyordum, hiçbir sınır koymadan.
Fatih Dolgun escort elini yavaşça göğüslerine götürdü, bluzunun düğmelerini tek tek açmaya başladı. Her düğme açıldıkça daha fazla ten ortaya çıkıyordu. Sutyensizdi, dolgun memeleri serbest kaldı, uçları çoktan sertleşmişti. Ben de yanına oturdum, elimi uzatıp bir memesini kavradım. Ağırlığı avucuma oturdu, parmaklarımla ucunu sıktım. O hafif inledi. “Daha sert tut” dedi. Diğer elimi de öbür memesine götürdüm, ikisini birden yoğurmaya başladım. Başını geriye attı, boynu tamamen açıkta kaldı. Dudaklarımı boynuna yapıştırdım, ısırdım, emdim. Tuzlu teninin tadı dilimde kaldı.
Sonra ayağa kalktı, etekini indirdi. Külotu da çıkardı, tamamen çıplak kaldı.
Dolgun Escort Fatih öylece duruyordu önümde, kalçaları geniş, amcığı kıllı ve şişmiş. Bacaklarını biraz daha açtı, parmaklarıyla dudaklarını araladı. İçerisi ıslaktı, parmakları kayıyordu. “Bak ne kadar ıslandım senin için” dedi. Ben de dizlerimin üzerine çöktüm, yüzümü amcığına yaklaştırdım. Kokusu yoğun ve kadınsıydı. Dilimi uzattı, yavaşça yaladım. Clitorisine odaklandım, emmeye başladım. Elleriyle başımı tuttu, daha sert bastırdı. Kalçaları titriyordu, inlemeleri yükseliyordu. “Daha hızlı” diye fısıldadı. Parmaklarımı da soktum, iki parmak birden. İçerisi sıcacıktı, kasılıp gevşiyordu dilimin ve parmaklarımın hareketine göre. Birkaç dakika sonra bacakları sarsıldı, boğuk bir iniltiyle boşaldı. Suları çeneme aktı, hepsini yaladım.
Ayağa kalktım, pantolonumu indirdim. Sikim dimdik olmuştu, damarları belirgindi. O diz çöktü, eliyle kavradı, yavaşça sıvazladı. Sonra dilini ucuna değdirdi, etrafında dolaştırdı. Ağzını açıp yavaş yavaş içine aldı. Boğazına kadar indirdi, gözleri sulandı ama bırakmadı. Başını ileri geri hareket ettirmeye başladı, tükürüğü sikimin her tarafını ıslatıyordu. Ellerimle saçlarını tuttum, ritmi hızlandırdım. Boğazı daralıyordu her seferinde, ama o daha derine gitmeye çalışıyordu. “Al hepsini” dedim. Başını salladı, gözlerini bana dikti. Bir süre sonra geri çekildi, tükürüğünü yuttu, gülümsedi. “Şimdi sik beni” dedi.
Yatağa götürdüm onu. Sırtüstü yattı, bacaklarını iyice açtı. Ben de arasına girdim, sikimin ucunu amcığına dayadım. Yavaşça ittim, hepsi birden girdi. İçerisi o kadar sıktı ki neredeyse boşalacaktım. Durdum bir an, nefes aldım. Sonra yavaş yavaş hareket etmeye başladım. Her girişte kalçaları sarsılıyor, memeleri iki yana sallanıyordu. Ellerimle memelerini tuttum, sıkıştırdım. O da tırnaklarını sırtıma geçirdi. “Daha sert, kır beni” diye bağırdı. Hızımı artırdım, sert sert vurmaya başladım. Yatak gıcırtı sesleri çıkarıyordu, bedenlerimizin çarpma sesi odaya yayılıyordu. Ter kokusu karıştı, tenimiz birbirine yapışıyordu.
Pozisyon değiştirdik. Onu ters çevirdim, dizleri ve elleri üzerinde durdu. Arkadan girdim, bu sefer daha derine. Kalçalarını avuçladım, yay şeklinde tuttum. Her vuruşta kalçaları titreşti, dolgun etleri dalgalandı. Bir elimi öne uzattım, clitorisine masaj yaptım. O inlemeye devam etti, “Boşalt beni yine” dedi. Parmaklarımla ovaladım, sikimle sertçe pompaladım. Birkaç dakika içinde ikinci kez boşaldı, amcığı sikimi sıkıca kavradı, suları aktı. Ben de dayanamadım, derinlerde boşaldım. Sıcak menim içine aktı, o da bunu hissetti, memnun inledi.
Bir süre yan yana yattık, nefes nefese. Ama o daha bitmemişti. Elini sikime götürdü, yavaşça kaldırmaya çalıştı. “Bir tur daha” dedi. Ağzına aldı yine, yaladı, emdi, sertleştirdi. Sonra üstüme bindi, amcığını sikimin ucuna getirdi, yavaşça indirdi. Bu sefer o hareket ediyordu. Kalçalarını ileri geri sürüklüyordu, memeleri yüzüme doğru sallanıyordu. Ellerimle kalçalarını tuttum, tempo tuttum. O başını geriye attı, uzun uzun inledi. “Ne kadar dolgunum değil mi?” diye sordu gülerek. “Evet, perfect” dedim. Daha hızlı zıplamaya başladı, yatağın yayları inliyordu. Ter damlaları göğüslerinden süzülüyordu. Birden hızlandı, üçüncü kez boşaldı, amcığı kasılıp sikimi sıktı. Ben de o sırada ikinci kez boşaldım, içine doldurdum.
Sonra duşa girdik. Sıcak su altında bedenlerimizi yıkadık. O sabunla elini sikime sürdü, köpürttü, sıvazladı. Ben de parmaklarımı amcığına soktum, yıkarken tahrik ettim. Duvarına dayadım onu, bacaklarını kaldırdım, yine girdim. Islak tenler kayıyordu, su sesi inlemelere karışıyordu. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Göz göze bakıştık, dudaklarımızı birleştirdik. Öpüşürken dilini emdim, o da benimkini. Boşalana kadar devam ettik. Suların altında menim aktı, o da inleyerek geldi.
Odaya döndük, havlularla kurulandık. O hâlâ çıplaktı, dolgun vücuduyla dolaşıyordu. Mutfaktan su getirdi, içerken bana baktı. “Daha ne istersin?” diye sordu. Ben de “Her şeyi” dedim. Yatağa geri döndük. Bu sefer ben sırtüstü yattım, o üstüme oturdu ama ters. Yüzü sikime, amcığı benim yüzüme. 69 pozisyonunda birbirimizi yalamaya başladık. Dilim amcığında gezinirken, o da sikimi boğazına kadar aldı. Aynı anda hareket ettik, ritmik. Onun tadı dilimde, benimki onun ağzında. Bir süre sonra o titremeye başladı, yine boşaldı. Suları yüzüme aktı, ben de yuttum. Sonra o da beni emmeye devam etti, ta ki üçüncü kez boşalana kadar. Menimi ağzına aldım, yuttu, dilini gösterdi.
Hâlâ doymamıştık. Onu yan yatırdım, bacağını yukarı kaldırdım, yandan girdim. Bu pozisyonda daha derin gidiyordu. Ellerimle memesini yoğurdum, boynunu ısırdım. O “Daha, daha” diye inliyordu. Saatler geçmişti, ama bitmek bilmiyordu. Her pozisyonu denedik. Dizlerinin üzerinde, duvara karşı, koltukta, hatta yerde. Her seferinde dolgun vücudu titredi, inledi, boşaldı. Ben de defalarca boşaldım, bazen içine, bazen göğüslerine, bazen yüzüne. Yüzüne boşaldığımda dilini çıkardı, damlayanları yaladı, gülümsedi.
Gece ilerledi. Bir ara mola verdik, sigara yaktık. O hâlâ çıplaktı, bacaklarını açmış oturuyordu. Amcığından sızan menim görünüyordu. “Bak ne kadar doldurdun” dedi, parmağıyla karıştırdı, yaladı. Ben de yanına yaklaştım, öptüm. Tadı karışıktı, tuzlu ve tatlı. Sonra yine başladık. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. Ellerimiz her yeri keşfetti. Parmaklarımı götüne de soktum, o inledi ama itiraz etmedi. “Orayı da dene” dedi. Yavaşça girdim, dikkatli. Sıktı, ama alıştı. İki deliğini birden doldurdum, o çıldırdı. Boşalırken bağırdı, tırnakları çarşafı yırttı neredeyse.
Sabaha karşı yorgun düştük. Yan yana uzandık, terli bedenler birbirine yapışık. O başını göğsüme yasladı, parmaklarıyla sikimi okşadı. “Yine kalkar mı?” diye sordu. Ben de “Kalkar” dedim. Gerçekten de yavaş yavaş sertleşti. Son bir tur daha yaptık. Bu sefer o üstümde, yavaş yavaş zıplayarak. Göz göze, nefes nefese. Son boşalmamız birlikte oldu, uzun ve yoğun. Sonra uyuduk.
Uyandığımda öğleden sonra olmuştu. O hâlâ yanımdaydı, dolgun bedeni çarşafın altında. Kalktı, kahve yaptı. Çıplak dolaşmaya devam etti. “Bir daha görüşelim” dedi. Ben de “Kesinlikle” dedim. Numarasını aldım, çıktım. Ama aklımda hâlâ o dolgun hatlar, o ıslak amcık, o inlemeler vardı. Fatih’te böyle bir deneyim yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Evde yatağa uzandığımda, o anları tekrar yaşadım zihnimde. Sikim yine kalktı, elime aldım, o anıları düşünerek boşaldım. Hâlâ kokusu burnumdaydı, tadı dilimdeydi.
Ertesi gün yine aradım. “Bugün müsait misin?” diye sordum. “Gel” dedi. Aynı apartmana gittim. Kapıyı açtığında yine aynı dolgun vücut karşımdaydı, ama bu sefer sadece bir sabahlık vardı üzerinde. İçeri girer girmez sabahlığı açtı, tamamen çıplaktı. “Dün gece yetmedi mi?” diye sordu gülerek. Ben de cevap vermeden dudaklarına yapıştım. Öpüşürken ellerim her yerinde gezindi. Memelerini sıktım, kalçalarını avuçladım, amcığına parmak attım. O da pantolonumu indirdi, sikimi çıkardı, sıvazladı.
Bu sefer doğrudan yatağa gittik. O dört ayak oldu, ben arkadan girdim. Dünkü gibi sert. Her vuruşta “Ah, ah” diye inliyordu. Ellerimle saçlarını tuttum, başını geriye çektim. Boynu gerildi, öptüm, ısırdım. Bir elimi öne uzattım, clitorisine bastırdım. Hızlı hızlı ovaladım. O boşaldı, amcığı kasıldı, ben de dayanamayıp içine boşaldım. Ama bırakmadık. O döndü, ağzına aldı, temizledi. Sonra üstüme bindi yine. Bu sefer yavaş, uzun uzun. Memelerini yüzüme doğru eğdi, emmemi istedi. Emdim, ısırdım, dilimle ucunu oynattım. O zıplarken inliyordu. Saatlerce sürdü. Her pozisyon, her açı. Koltuğa geçtik, o oturdu, ben diz çöküp yaladım. Sonra o yaladı. Duşta tekrar, mutfakta tezgaha yatırıp, salonda yerde.
Akşama kadar aralıksız. Vücutlarımız ter içinde, yorgun ama doymamış. O “Sen delisin” dedi bir ara. Ben de “Sen daha delisin” dedim. Sonunda yorgun düştük. Ama ayrılmadan önce bir kez daha. Bu sefer göz göze, yavaş, derin. Boşalırken isimlerimizi fısıldadık. Çıktığımda bacaklarım titriyordu. Ama aklımda sadece bir şey vardı: Bir daha, bir daha.
Günler geçti, her fırsatta buluştuk. Her seferinde daha vahşi, daha açık. Bir gün onu bağladım, gözlerini kapattım. Ellerini yatak demirine bağladım. Sonra her yerini yaladım, ısırdım, parmakladım. Sikimi ağzına verdim, boğazına kadar ittim. Sonra amcığına, götüne. O inlerken “Daha sert” diye yalvardı. Boşalana kadar durmadım. Başka bir gün o beni bağladı. Üstüme oturdu, amcığını yüzüme sürttü, boğdu neredeyse. Sonra sikimi emdi, ta ki ağzına boşalana kadar. Yuttu, dilini gösterdi.
Bir keresinde dışarıda denedik. Arabada, karanlık bir sokakta. O arka koltuğa geçti, eteklerini kaldırdı, külotsuzdu. Ben de indirdim, girdim. Dar alanda sert sert. Camlar buğulanmıştı, inlemeleri bastırmaya çalışıyorduk. Boşaldık, temizlendik, devam ettik. Park yerinde, gece yarısı. Riskliydi ama heyecanı kat kat artırdı.
Evde de her köşeyi kullandık. Mutfak tezgahı, banyo fayansı, hatta balkon. Gece, karanlıkta, dışarıdan görünmeyecek şekilde. O korkuluklara tutundu, ben arkadan. Rüzgar eserken inledik. Sonra içeri, yere, halıya. Her seferinde dolgun vücudu daha çekici geliyordu. Kalçaları, memeleri, o ıslak delikleri.
Bazen sadece oral yaptık saatlerce. O diz çöküp emdi, ben yaladım. Birbirimizi tadına doyamadık. Bazen sadece parmak, dil. Bazen oyuncaklar. O getirdi, vibratör, dildo. Birlikte kullandık. O içine alırken ben de sikimi ağzına verdim. Çift taraflı zevk.
Her buluşmada yeni bir şey denedik. Rol yapmalar, kıyafetler. Bir gün hemşire kostümü giydi, dolgun hatları kostümü geriyordu. Ben hastaymışım gibi, o muayene etti. Sonra işler çığırından çıktı. Başka gün öğretmen, ben öğrenci. Cetvelle cezalandırdı, sonra ödüllendirdi.
Aylar geçti, ama her seferinde ilk günkü gibi ateşliydi. Vücutlarımızı ezberledik ama yine de keşfedecek bir şeyler bulduk. O dolgun kalçalarını ayırıp daha derine gitmek, memelerini daha sert sıkmak, inlemelerini daha yüksek çıkarmak. Her boşalmada isimlerimizi bağırdık
Fatih Dolgun Escort çok iyiydi. Ter, tükürük, meni, her şey karıştı.
Bir gece özellikle uzun sürdü. Başladık akşam, bitti sabah. Arada sadece su içtik, sigara yaktık. Geri kalan her an iç içeydik. Pozisyon sayısını unuttuk. Kaç kez boşaldığımızı da. Sadece hissettik. O amcığının sıcaklığını, sikimin sertliğini, tenimizin sürtünmesini. Sonunda yorgun argın yattık. O “Bir daha asla bu kadarını yaşamam” dedi. Ben de “Ben de” dedim. Ama biliyorduk ki bir dahaki sefere yine aynı olacaktı.
Şimdi bile düşündükçe sikim kalkıyor. O
Fatih escort dolgun vücut, o ses, o dokunuşlar. Fatih’te başlayan bu şey, hayatımın en yoğun deneyimi oldu. Her detayı aklımda, her inlemesi kulağımda. Bir daha arayacağım, biliyorum. Ve o yine “Gel” diyecek. Kapıyı açacak, dolgun bedeniyle duracak. Ve her şey yeniden başlayacak.