Eyüpsultan Ucuz Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Eyüpsultan Ucuz Escort
Eyüpsultan escort ararken telefonumda gördüğüm ilanlar arasında en çok dikkatimi çeken ucuz fiyatlı olanlardı. O gece yalnızlığım dayanılmaz hale gelmişti ve
Eyüpsultan escort diye arama yaptığımda karşımda bir sürü seçenek belirdi ama ben özellikle uygun fiyatlı olanları tercih ettim. Telefonu elime alıp bir numarayı aradım, karşımdaki ses yumuşak ve davetkâr çıktı. Adres olarak
Eyüpsultan’da bir apartman verdi, hemen yola çıktım. Kapıya geldiğimde kalbim hızla atıyordu, içeri girince karşıma çıkan kadın tam aradığım gibiydi, kısa etekli, dekolteli ve gülümseyen bir yüzle beni karşıladı.
İçeri adım atar atmaz
Eyüpsultan escort olarak tanıttığı o kadın elimi tuttu ve beni oturma odasına çekti. Odada loş bir ışık yanıyordu, perdeler kapalıydı ve havada hafif bir parfüm kokusu dolaşıyordu. Bana yaklaştı, dudaklarını boynuma yapıştırdı ve yavaşça öpmeye başladı. Elleri göğsüme kaydı, tişörtümü yukarı doğru sıyırırken fısıldayarak “Ne istersen yapabilirim” dedi. Ben de karşılık verdim, ellerimi beline doladım ve eteklerinin altından kalçalarını sıktım. Vücudu sıcacıktı, teni pürüzsüzdü. Kısa sürede üstümüzdeki kıyafetler yere döküldü. Beni yatağa doğru iterken
Escort Eyüpsultan Ucuz escort olarak kendini tanıtan o kadın dizlerinin üzerine çöktü ve kemerimi çözmeye başladı.
Pantolonumu indirdiğinde sertleşmiş halimi gördü ve gülümsedi. Elini yavaşça sardı, avuç içiyle yukarı aşağı hareket ettirmeye başladı. Parmakları maharetliydi, bastırarak sıvazlıyor, bazen de başını okşuyordu. Sonra eğildi, dilini ucuna değdirdi ve yavaşça ağzına aldı. Sıcak ve ıslak bir his kapladı her yerimi. Başını ileri geri hareket ettirirken inlemeye başladım. Saçlarını tuttum, daha derine indirmesini istedim. O da itaat etti, boğazına kadar aldı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Tükürüğü akıyordu, ıslak sesler odada yankılanıyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra ayağa kalktı, eteklerini tamamen çıkardı ve külotunu da indirdi. Bacaklarını açarak yatağa uzandı, parmaklarıyla kendini gösterdi. “Gel” diye işaret etti.
Üzerine çıktım, dizlerimin arasından bacaklarını ayırdım. Islaklığını parmağımla yokladım, iki parmağımı içeri soktum ve yavaşça hareket ettirdim. İnledi, kalçalarını kaldırdı. Parmaklarımı çıkarıp ağzına götürdüm, emdi. Sonra pozisyon aldım, ucumu yavaşça değdirdim ve içeri girdim. Sıcacık ve dar bir his sardı beni. Derin bir nefes aldım, yavaş yavaş hareket etmeye başladım. Ellerimi göğüslerine koydum, meme uçlarını sıkıştırdım. O da bacaklarını belime doladı, beni daha derine çekti. “Daha hızlı” diye fısıldadı. Tempo arttırdım, yatak gıcırdamaya başladı. Her itişte inliyordu, tırnaklarını sırtıma geçirdi.
Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra pozisyon değiştirdik. Onu ters çevirdim, dizlerinin üzerine çöktürdüm. Arkadan girdim, kalçalarını tuttum ve sertçe vurmaya başladım. Her vuruşta kalçaları titreşti, sesler yükseldi. Ellerini yatağa dayamıştı, başını yana çevirip bana bakıyordu. Terlemeye başlamıştık ikimiz de. Bir ara durdum, onu yan yatırdım, bacağını yukarı kaldırıp yan pozisyonda girdim. Bu sefer daha derine ulaşıyordum, her hareketimde inliyordu. Parmaklarımı klitorisine götürdüm, daireler çizerek okşadım. Vücudu gerildi, titremeye başladı ve bir anda boşaldı. Kasılmalarını hissederken ben de daha hızlı hareket ettim.
Sonra onu üstüme aldım. Bacaklarını iki yana açarak üzerine oturdu, ellerini göğsüme koydu ve yavaşça inip kalkmaya başladı. Kalçalarını ileri geri savuruyordu, göğüsleri sallanıyordu. Ellerimle kalçalarını tuttum, tempo tuttum. O da hızlandı, inleyerek zıplıyordu. Bir ara eğildi, dudaklarını benimkilere yapıştırdı, dilini ağzıma soktu. Öpüşürken hareketlerine devam etti. Ter kokusu ve ten kokusu karışmıştı. Bir süre sonra onu yine sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım ve derin derin vurmaya başladım. Her darbede “Ahh” diye sesler çıkarıyordu. Ellerini yatağın kenarına tutunmuştu.
Boşalmak üzereydim, hızımı arttırdım. O da fark etti, bacaklarını daha sıkı sardı. “İçime boşal” dedi. Son birkaç sert hareketten sonra titreyerek boşaldım. Sıcak sıvı içeri aktı, o da inleyerek kasıldı. Bir süre öyle kaldık, nefeslerimizi toparladık. Sonra yan yana uzandık. Elleri vücudumda gezinmeye başladı, tekrar sertleştirmeye çalıştı. Biraz dinlendikten sonra yeniden başladı. Bu sefer dilini her yerime gezdirdi, göğüslerimi emdi, karnımı öptü, aşağı indi. Tekrar ağzına aldı, bu sefer daha istekliydi. Dilini her yerine değdiriyor, emiyor, yalıyordu. Ben de onu çevirip aynı şeyi yaptım. Bacaklarını açtım, dilimi yavaşça gezdirdim, klitorisini emdim, dilimi içeri soktum. İnlemeleri yükseldi, kalçalarını kaldırdı. Parmaklarımı da ekledim, iki parmakla hareket ettirirken dilimle okşadım. Tekrar boşaldı, bacakları titredi.
Sonra yine birleştik. Bu sefer ayakta, duvara yaslanmış halde. Bacaklarından birini kaldırdım, içeri girdim ve sertçe vurmaya başladım. Duvar sarsılıyordu, seslerimiz karışıyordu. Elleri boynuma dolanmıştı, tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. Ter akıyordu, kayganlaşmıştık. Bir ara onu kaldırdım, bacaklarını belime doladı, ayakta taşıyarak hareket ettim. Ağırlığıyla daha derine giriyordum. İnliyordu, dudaklarını boynuma yapıştırıyordu. Sonra yatağa geri döndük. Bu sefer o üstte, ters oturarak. Kalçalarını sallarken arkadan görünümü mükemmeldi. Ellerimle kalçalarını sıktım, tempo tuttum. Bir ara eğilip belini okşadım, sonra daha sert vurmaya başladım.
Saatler geçmişti ama bitmek bilmiyordu. Ara ara dinleniyor, su içiyor, sonra yeniden başlıyorduk. Bir seferinde banyoya gittik. Duşun altında sular akarken onu duvara yasladım, arkadan girdim. Su ve sabun kayganlık katıyordu, hareketler daha akıcıydı. Ellerimle göğüslerini sıktım, meme uçlarını çevirdim. O da arkaya doğru itiyordu kalçalarını. Sonra yüz yüze, bacağını kaldırarak. Su damlaları vücutlarımızdan süzülüyordu. Öpüşürken hareket ettik, dilimiz birbirine dolandı.
Yatağa döndüğümüzde daha yavaş ve uzun bir seks yaptık. Bu sefer bakışarak, öpüşerek, her detayı hissederek. Ellerimiz her yerdeydi, tenimiz birbirine yapışıyordu. Yavaş yavaş hızlanırken inlemelerimiz yükseldi. O boşalırken ben de tuttum, sonra birlikte boşaldık. Sıvılar karıştı, ıslak bir yatak kaldı geride. Bir süre sarılı kaldık. Sonra o eliyle beni tekrar sertleştirdi, ağzına aldı ve yavaşça emdi. Bu sefer sadece ona odaklandım, saçlarını tuttum, ritmi ayarladım. Boğazına kadar aldırdım, tükürükler aktı. Sonunda ağzına boşaldım, yuttu ve gülümsedi.
Gece boyunca birkaç tur daha attık. Birinde onu bağladım, ellerini yatağın başlığına. Gözlerini bağladım ve her yerini öptüm, emdim, ısırdım. Hassas noktalarına odaklandım. Parmaklarımla, dilimle, sonra da sikimle. İstediğim gibi yönlendirdim. İnlemeleri bastırmaya çalışıyordu ama yapamıyordu. Sonra çözdüm, o da bana aynı şeyi yaptı. Ellerimi bağladı, gözlerimi kapattı ve vücudumda gezindi. Dilini her yerime sürdü, emdi, ısırdı. Sonra üzerine çıktı ve yavaş yavaş oturdu. Kontrol onda oldu bir süre.
Sabaha karşı yorgun düştük. Yan yana uzanmış, nefes nefese kalmıştık. Elleri göğsümdeydi, başı omzuma yaslanmıştı. Konuşmadan, sadece ten temasıyla kaldık. Ara ara parmaklarımla saçlarını okşadım, o da bacağımı okşadı. Sonra yeniden kıpırdandı, elini aşağı indirdi ve yavaşça sıvazlamaya başladı. Ben de karşılık verdim, parmaklarımı bacaklarının arasına götürdüm. Islaktı hala. Parmaklarımı içeri soktum, yavaşça hareket ettirdim. O da eliyle beni sıvazladı. Bir süre böyle karşılıklı devam ettik, sonra yine birleştik. Bu sefer çok yavaş, neredeyse hiç ses çıkarmadan. Her hareketi hissederek, bakışarak. Uzun sürdü, sonunda titreyerek boşaldık ikimiz de.
Gün ışığı sızmaya başladığında hala yataktaydık. O kalkıp bana su getirdi, sonra yeniden yanıma uzandı. Elleri yine gezindi, ama bu sefer daha şefkatli. Öptü beni, boynumu, göğsümü. Sonra eğildi ve yavaşça ağzına aldı. Sabahın ilk saatlerinde yeniden sertleştim. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını açtım ve yavaşça girdim. Güneş ışığı vücudunu aydınlatıyordu, ter damlaları parlıyordu. Hareketlerim yavaştı ama derindi. Ellerimle göğüslerini okşadım, meme uçlarını emdim. O da belimi sardı, kalçalarını kaldırdı. Tempo yavaş yavaş arttı. Yatak yine gıcırdadı. İnlemeleri odada yankılandı. Bir ara pozisyon değiştirdik, o üstte zıpladı. Göğüsleri sallanırken izledim, ellerimle tuttum. Hızlandı, inledi, boşaldı. Ben de peşinden geldim.
Kahvaltı bile etmeden yeniden başladık. Bu sefer mutfakta. Tezgaha oturttum, bacaklarını açtım ve ayakta girdim. Soğuk tezgahla sıcak teni kontrast oluşturuyordu. Elleri tezgahta tutunmuştu, başını geriye atmıştı. Her vuruşta inliyordu. Sonra çevirdim, eğiltti ve arkadan. Kalçalarını tuttum, sertçe vurdum. Mutfak eşyaları titreşti. Bir ara elime bir şey aldım, soğuk bir şey, göğüslerine sürdüm. Titredi, daha çok ıslandı. Sonra yine yatağa döndük.
Öğlene doğru hala bitmemişti. Duş aldık birlikte, sular altında birbirimizi yıkadık, okşadık, öptük. Sonra yine birleştik duşta. Kaygan zemin üzerinde dengede durmaya çalışarak. O diz çöktü, ağzına aldı, su altında. Ben de onu kaldırdım, duvara yasladım. Saatlerce süren bu maraton yorgunluk getirmişti ama istek bitmiyordu. Her seferinde yeni bir pozisyon denedik. Birinde onu omuzlarıma aldım, ayakta taşıyarak. Başka birinde yere serdik yastıkları, orada yaptık. Ellerimiz, dillerimiz, vücutlarımız hiç durmadı.
Akşama doğru biraz dinlendik. Yemek sipariş ettik, yedik, sonra yeniden başladık. Bu sefer daha romantik, mumlar yaktık, müzik açtık. Yavaş yavaş soyunduk, birbirimizi okşadık. Öpüşmeler uzun sürdü, dilimiz birbirine dolandı. Ellerimiz her yeri keşfetti. Sonra yatağa uzandık, yan yana. Bacağını benimkinin üzerine attı, elini indirdi. Ben de aynısını yaptım. Parmaklarımız içeri girdi, dışarı çıktı. Sonra o üstüme çıktı, yavaşça oturdu. Ritmi tuttu, ileri geri savurdu. Göz göze bakarak. İnlemeleri yumuşaktı. Birlikte hızlandık, birlikte boşaldık.
Gece yine uzadı. Ara ara uyukladık, uyanınca yeniden başladık. Bir seferinde rüyamda bile devam ediyorduk gibi hissettim. Uyandığımda o ağzındaydı, emiyordu. Gülümseyerek devam ettim. Sonra onu çevirdim, dilimi gezdirdim. Saatlerce süren bu döngü sabaha kadar sürdü. Her detayı açıkça yaşadık, her pozisyonu denedik, her isteği yerine getirdik. Vücutlarımız ter içinde, yatak ıslak, odanın havası ağırlaşmıştı. Ama hiçbir şey umurumuzda değildi. Sadece o an, sadece o his.
Bir ara balkona çıktık, gece serinliğinde. Kimse yoktu etrafta. Orada, korkuluklara yaslanarak yaptık. Gece rüzgarı tenimizi okşarken o inliyordu. Ellerimle ağzını kapattım, sesini bastırdım ama titremeleri devam etti. Sonra içeri girdik, yeniden yatağa. Bu sefer tamamen vahşi. Sert, hızlı, acımasız. Tırnak izleri, ısırık izleri kaldı vücutlarımızda. Ama zevk her şeyin üstündeydi. Boşaldıkça boşaldık, yoruldukça yorulduk ama durmadık.
Sabahın ilerleyen saatlerinde yorgunluktan bitmiştik. Yan yana uzanmış, nefes nefese. Ellerimiz hala birbirinin üzerindeydi. Ara ara kıpırdandık, öptük, okşadık ama artık daha fazlasına gücümüz yoktu. O başını göğsüme yasladı, ben saçlarını okşadım. Dışarıda şehir uyanıyordu ama biz hala o odadaydık, o anın içinde. Her şey o kadar gerçekti ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Sadece ten, ter, inleme ve doyumsuz bir istek. Saatlerce süren bu birliktelik her detayıyla aklımda kaldı, her hareket, her ses, her his.
Yeniden kıpırdandığında gülümsedim. Elini indirdi, yavaşça sıvazladı. Ben de karşılık verdim. Biraz daha, dedik ikimiz de. Yavaşça başladı yine. Bu sefer çok nazik, çok uzun. Her santimi hissederek. Gözlerimiz kapalı, sadece dokunuşlarla. Tempo arttıkça inlemeler yükseldi. Son bir boşalma daha, titreyerek, kasılarak. Sonra tamamen bıraktık kendimizi. Uykuya daldık, sarılışarak. Uyandığımızda öğleden sonra olmuştu. O kalkıp çay yaptı, getirdi. Yan yana oturduk, içtik. Ama gözlerimiz yine birbirindeydi. Elleri bacağıma kaydı, benimki de onunkine. Biraz daha, dedik yine. Ve yeniden başladık. Bu kez daha kısa ama daha yoğun. Her şey açıkça, her şey detaylı, her şey o odanın içinde kaldı.
Günlerce sürecekmiş gibi hissettiren o gece ve gündüz,
Eyüpsultan’daki o apartmanda, o yatakta, o duşta, o mutfakta yaşandı. Her pozisyon, her istek, her boşalma. Vücutlarımız birbirine alıştı, ritm tuttu, doyuma ulaştı defalarca. Ama her seferinde yeniden istek geldi. O ucuz ama doyumsuz kadın, her şeyi verdi, her şeyi aldı. Ben de aynısını yaptım. Saatlerce süren bu maraton, her ayrıntısıyla, her inlemesiyle, her damlasıyla devam etti ta ki tamamen tükenene kadar. Sonunda yorgun, terli, tatmin olmuş halde uzandık. Ellerimiz hala birbirinde, nefeslerimiz yavaş yavaş düzene girerken. Dışarıda hayat devam ediyordu ama o odada sadece biz vardık, sadece o anlar.