Esenler Ucuz Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Esenler Ucuz Escort
Esenler escort arayışım o gün iyice dayanılmaz hale gelmişti. Sabahın erken saatlerinden beri telefonumda Esenler escort ilanlarını kaydırıyordum, her birinde daha ucuz seçenekler peşindeydim çünkü bütçem kısıtlıydı ama arzularım o kadar yoğundu ki dayanamıyordum. Esenler escort diye arattığımda çıkan fotoğraflar arasında bir tanesi dikkatimi çekti, siyah saçlı, dolgun dudaklı bir kadın, fiyatı da diğerlerine göre oldukça uygundu. Aklımda
Escort Esenler Ucuz escort kelimeleri dönüp duruyordu, sanki bu arama motoru beni tam istediğim yere yönlendiriyordu.
Telefonu elime alıp numarayı çevirdim, karşıdan yumuşak ama biraz yorgun bir ses geldi. Kendimi tanıttım,
Esenler Ucuz escort aradığımı açıkça söyledim, saat kaçta müsait olduğunu sordum. O da hemen uygun olduğunu, adresini verdi, Esenler’in arka sokaklarından birinde, eski bir apartmanda buluşacağımızı söyledi.
Ucuz Escort Esenler arayışımın meyvesini alacağımı hissediyordum, kalbim hızla çarpıyordu. Duş alıp hazırlandım, temiz bir tişört ve kot pantolon giydim, cüzdanıma yeterince nakit koydum. Kapıdan çıkarken aklımda hâlâ Esenler escort kelimesi yankılanıyordu, bu gece nasıl geçecek diye düşünmeden edemiyordum.
Metrobüse bindim,
Esenler yönüne doğru. Yol boyunca pencereden dışarı bakıyordum ama zihnim tamamen o kadınla meşguldü. Telefonumda kaydettiğim fotoğrafı tekrar açtım, dolgun göğüsleri, dar kalçaları, o yarı açık dudakları... Hayalimde onu soyuyordum bile. Duraktan indim, verdiği adrese doğru yürüdüm. Sokaklar biraz ıssızdı, akşamüstü ışıkları yanmaya başlamıştı. Apartmanın kapısını buldum, zili çaldım. Birkaç saniye sonra kapı aralandı, o kadın karşıdaydı. Fotoğraftakinden biraz daha gerçek, daha sıcak bir hali vardı. Kısa bir elbise giymişti, siyah dantel detaylı, göğüsleri neredeyse taşacak gibiydi. “Buyur içeri” dedi, sesi alçak ve davetkârdı.
İçeri girdim, dar bir koridordan geçip küçük bir odaya girdik. Oda sade döşenmişti, yatak, bir komodin, loş bir lamba. Kapıyı kapatır kapatmaz bana yaklaştı, ellerini göğsüme koydu. “Ne kadar sürecek?” diye sordum, o da “Sen söyle, paramı peşin alayım” dedi. Cüzdanımdan notları çıkarıp verdim, o sayıp cebine koydu. Sonra elleri tişörtümün altına girdi, karın kaslarımı okşadı. Ben de onun beline sarıldım, elbiseyi yukarı çektim. Altında külot yoktu, sadece o dantel sutyen. Dudaklarımı boynuna yapıştırdım, tuzlu tenini yaladım. O da pantolonumun düğmesini açtı, elini içeri soktu, sertleşmiş sikimi avuçladı. “Vay be, hazır gelmişsin” diye fısıldadı, parmakları başımı okşarken yavaşça sıvazlıyordu.
Onu yatağa doğru ittim, sırtüstü yatırdım. Elbiseyi tamamen çıkardım, sutyeni de. Göğüsleri ağır ve dolgundu, meme uçları koyu pembe ve dikleşmişti. Birini ağzıma aldım, emmeye başladım, dilimle ucunu çevirirken diğer elimi bacaklarının arasına kaydırdım. Islaklığı parmaklarıma bulaştı, kaygan ve sıcacıktı. İki parmağımı içeri soktum, yavaş yavaş hareket ettirdim. O inledi, kalçalarını kaldırdı, daha derin istemiş gibi. Parmaklarımı çıkarıp tadına baktım, ekşi tatlı bir lezzet. Sonra dizlerimin üzerine çöktüm, bacaklarını açtım ve dilimi amına yapıştırdım. Klitorisini emmeye başladım, dilimle yalayarak, emerek. Elleri başımı tuttu, saçlarımı çekti, “Daha hızlı” diye inledi. Ben de hızlandım, dilimi içeri sokup çıkarıyor, sonra tekrar klitorisine dönüyordum. Bacakları titremeye başladı, kalçaları kasıldı, bir anda boşaldı, suları ağzıma aktı. O anın tadını çıkardım, her damlasını yuttum.
Kalkıp pantolonumu tamamen indirdim, boxerımı da. Sikim dimdik duruyordu, damarları şişmiş, başı parlıyordu. O yatağın kenarına oturdu, elini uzatıp sikimi tuttu, yavaşça ağzına aldı. Dudakları sıcak ve ıslaktı, dilini başımın etrafında gezdirirken emiyordu. Boğazına kadar indirdi, öğürme sesi çıkardı ama bırakmadı. Ellerimi saçlarına gömdüm, yavaşça kalçalarımı hareket ettirdim, ağzını sikmeye başladım. Tükürüğü çenesinden akıyordu, gözleri yaşarmıştı ama istekliydi. Bir süre böyle devam ettik, sonra onu tekrar yatağa yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Sikimin başını amının girişine dayadım, yavaşça içeri girdim. Sıcaklık ve darlık beni sardı, her santimi yavaş yavaş ilerlettim ta ki tamamen içine gömülene kadar. “Ah siktir” diye inledi, tırnakları sırtıma battı.
Hareketlerime başladım, yavaş ve derin. Her girişte kalçaları yatağa vuruyor, göğüsleri sallanıyordu. Tempo arttıkça inlemeleri yükseldi, “Daha sert, daha sert vur” diye bağırıyordu. Ben de sertleştirdim, kalçalarımı hızla çarpıştırıyordum, sikim her seferinde dibine kadar girip çıkıyordu. Terlemeye başlamıştık, tenimiz yapış yapıştı. Bir ara pozisyon değiştirdim, onu ters çevirdim, dizleri üzerine çöktürdüm. Arkadan girdim, bir elimi beline koyup diğer elimi göğüslerinden birini sıkarak. Bu pozisyonda daha derine iniyordum, her vuruşta amı şapırdıyordu. Elleri yastığı sıkıyordu, “Evet, orası, orası” diye inliyordu. Hızımı daha da arttırdım, ta ki o tekrar boşalana kadar. Amı kasılarak sikimi sıktı, suları bacaklarımdan aktı.
Bir süre dinlenmeden devam ettim. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını geniş açtım ve misyoner pozisyonunda tekrar girdim. Bu sefer göz göze bakıyorduk, yüzündeki zevk ifadesini izliyordum. Dudaklarını öptüm, dilimizi birbirine doladık, tükürüklerimiz karıştı. Elleri sırtımda geziniyor, tırnaklarıyla çiziyordu. Ben de bir elimle boynunu hafifçe sıkıyordum, o da bundan hoşlanıyormuş gibi inlemelerini arttırıyordu. Saatlerce sürecekmiş gibi hissediyordum ama bedenim yorulmuyordu, arzu o kadar yoğundu ki. Bir ara onu kucağıma aldım, ayakta sikmeye başladım. Duvara yasladım, bacakları belime dolanmıştı, her yukarı aşağı hareketimde göğüsleri yüzüme çarpıyordu. Ağzımla meme uçlarını yakalayıp emiyordum, o da başını geriye atıp zevkle inliyordu.
Sonra yatağa döndük, o üstüme bindi. Sikimi tutup yavaşça üzerine oturdu, tamamen içine alana kadar. Kalçalarını sallamaya başladı, önce yavaş, sonra hızlanarak. Göğüslerini tuttum, sıkıp bırakıyordum, meme uçlarını parmaklarımla eziyordum. O da ellerini göğsüme koyup dengeliyor, zıplıyordu. Her inişte sikim dibine vuruyor, her çıkışta ıslak sesler çıkıyordu. Ter damlaları göğüslerinden süzülüyordu, ben de onları yalıyordum. Bir noktada tempo o kadar arttı ki ikimiz de nefes nefese kaldık. O öne eğildi, dudaklarını kulağıma yaklaştırıp “İçime boşal” diye fısıldadı. Ben de dayanamadım, kalçalarımı yukarı kaldırıp son bir kaç sert vuruşla boşaldım. Sıcak dölüm amının içine fışkırdı, o da aynı anda kasılarak boşaldı, sikimi sımsıkı kavradı.
Bir süre öyle kaldık, o üstümde, nefeslerimiz düzensiz. Sikim hâlâ içindeydi, yavaş yavaş yumuşuyordu ama o kıpırdanıyordu, son damlaları da almak ister gibi. Sonra yan yana uzandık, terli bedenlerimiz birbirine yapışmıştı. Ellerim hâlâ onun vücudunda geziyordu, göğüslerini, belini, kalçalarını okşuyordum. O da elini sikime götürdü, yumuşak halde bile sıvazlamaya devam etti. “Bir daha ister misin?” diye sordu, sesi hâlâ arzuluydu. Ben de “Evet” dedim, çünkü bu gece bitmemeliydi. Birkaç dakika dinlendikten sonra tekrar sertleşmeye başladım. O gülümseyerek eğildi, sikimi ağzına aldı, yavaş yavaş emerek tekrar sertleştirdi. Dilini alt tarafa, taşaklarıma indirdi, yalayıp emdi, sonra tekrar başa döndü.
Bu sefer onu yan yatırdım, bacağını yukarı kaldırdım ve yandan girdim. Bu pozisyon çok derindi, her hareketimde amının duvarlarını hissediyordum. Elimle klitorisini ovuşturuyordum, o da inleyerek kalçalarını bana doğru itiyordu. Tempo yavaş ama derindi, her girişte nefesini tutuyordu. Bir ara elimi boynuna götürüp hafifçe sıktım, o da gözlerini kapatıp zevkle kıvranıyordu. Saatler geçmiş gibi hissediyordum ama zamanın farkında değildim. Sadece teninin sıcaklığı, ıslaklığı, inlemeleri vardı. Bir kez daha boşaldı, suları yatağı ıslattı, ben de peşinden geldim, dölümü tekrar içine boşalttım.
Dinlenirken sigara yaktı, bana da uzattı. Yatağın kenarında oturmuş, çıplak bedenimizi seyrediyorduk. Konuşmaya başladık, sıradan şeyler, hava durumu, Esenler’in kalabalığı. Ama ellerimiz birbirinden ayrılmıyordu. Bir süre sonra o ayağa kalktı, banyoya gitti, duş sesi geldi. Ben de peşinden gittim, duşun altına birlikte girdik. Sıcak su vücutlarımızdan akarken birbirimizi yıkadık. Ellerim sabunlu elleriyle göğüslerini ovuşturdu, sonra aşağı indi, amını nazikçe temizledi. O da sikimi avuçlayıp sabunladı, sertleşmesine engel olamadı. Duşun içinde, ayakta, tekrar girdim içine. Su sesleri inlemelerini bastırıyordu, kaygan tenimiz birbirine sürtünüyordu. Duvarlara tutunarak zıplıyorduk, her vuruşta su sıçrıyordu. Bu sefer daha hızlı boşaldık, döllerim suyla birlikte bacaklarından aktı.
Duştan çıkıp havlulara sarıldık, ama uzun sürmedi. Yatakta tekrar çıplak kaldık. Bu sefer daha yavaş, daha uzun süreli bir sevişme istedim. Onu sırtüstü yatırdım, bütün vücudunu öpmeye başladım. Boyundan başladım, köprücük kemiklerine, göğüslerine, karın bölgesine, göbek deliğine dilimi soktum. Sonra bacaklarının içine indim, uyluklarını yaladım, ta ki amına gelene kadar. Bu sefer acele etmedim, dilimi yavaş yavaş gezdirdim, her kıvrımı keşfettim. Parmaklarımı da ekledim, bir, iki, üç... Genişleterek. O inleyerek yatakta kıvranıyordu, elleri çarşafları yırtarcasına sıkıyordu. “Lütfen sok artık” diye yalvardı. Ben de sikimi çıkarıp yavaşça içine yerleştirdim. Bu sefer hareketlerim çok yavaştı, neredeyse çıkıp girmeden, sadece derin derin bastırıyordum. Göz göze bakıyorduk, nefeslerimiz birbirine karışıyordu.
Saatlerce böyle devam ettik. Ara sıra pozisyon değiştirdik, bazen o üstte, bazen ben, bazen yan yana, bazen köpek gibi. Her seferinde daha ıslak, daha kaygan oluyorduk. Döllerim amından akıyor, yeni döllerle karışıyordu. Bir noktada yorulduğumu hissettim ama arzu dinmiyordu. O da aynı şekilde, doymak bilmiyordu. “Bir daha” diyordu her boşalışımızdan sonra. Ben de veriyordum. Gece yarısını çoktan geçmiştik, odanın loş ışığında terli bedenlerimiz parlıyordu. Bir ara onu kucağıma alıp oturttum, sarılarak sikiştik. Bu pozisyonda göğüsleri yüzüme değiyor, kalp atışlarını hissediyordum. Yavaş yavaş hareket ediyorduk, sanki dans ediyormuş gibi. Son bir boşalma daha yaşadık, bu sefer ikimiz de titreyerek, nefes nefese.
Sonunda yorgun düştük. Yan yana uzanmış, birbirimizi okşuyorduk. Ellerim hâlâ onun teninde geziyor, yumuşak kıvrımlarını ezberliyordu. O da başını göğsüme yaslamış, parmaklarıyla karın kaslarımı çiziyordu. Konuşmadan duruyorduk, sadece nefes sesleri vardı. Bir süre sonra uykuya daldık, ama uykum derin olmadı. Gece boyunca ara ara uyanıp birbirimize sarıldık, bazen yarım yamalak sikiştik, bazen sadece okşadık. Sabaha karşı bir kez daha sertleştim, o da uyku mahmurluğuyla bacaklarını açtı. Yavaşça girdim, uykulu inlemelerle karşılık verdi. Bu sefer çok uzun sürmedi, ikimiz de çabuk boşaldık ve tekrar uykuya daldık.
Sabah güneş ışıkları perdeden süzülerek odaya girdiğinde uyandım. O hâlâ yanımda, çıplak, saçları dağınık, dudakları şiş. Kalkıp banyoya gittim, yüzümü yıkadım. Döndüğümde o da uyanmıştı, gülümseyerek “Kahvaltı ister misin?” diye sordu. Ben de kabul ettim. Mutfakta çay demledi, ekmek kızarttı, peynir, zeytin koydu. Çıplak oturduk masaya, kahvaltı ederken ara sıra birbirimize dokunuyorduk. Bir ara elini uzatıp sikimi tuttu, yavaşça sıvazladı. Ben de onun bacağını açıp parmaklarımı amına soktum. Kahvaltı yarıda kaldı, masanın üzerine yatırdım onu. Bacakları masanın kenarından sarkıyordu, ben ayaktaydım. Sikimi içine soktum, masayı sarsarak sikiştik. Tabaklar zangırdıyordu, çay döküldü ama umurumuzda değildi. Bu sefer ayakta, sert ve hızlı. O masaya tutunmuş inliyordu, ben de belini sıkıca tutmuş vuruyordum. Bir kez daha boşaldık, döllerim masaya aktı.
Kahvaltıyı bitirdik sonra, giyindik. O elbiseyi tekrar giydi, ben pantolonumu. Kapıya kadar birlikte yürüdük. Vedalaşırken bir öpücük daha aldım, dilini emdim. “Tekrar gel” dedi, ben de “Mutlaka” diye cevap verdim. Kapıyı kapatıp sokağa çıktım. Güneş yükselmişti, Esenler sokakları kalabalıklaşmaya başlamıştı. Yürürken vücudumdaki yorgunluğu, tenimdeki onun kokusunu hissediyordum. Aklımda hâlâ o anlar dönüyordu, her dokunuş, her inleme, her boşalma. Telefonumu çıkarıp numarayı kaydettim, bir dahaki sefere yine arayacağımı biliyordum. Çünkü bu gece, bu sabah, her şey istediğim gibi geçmişti. Ucuz olmasına rağmen kaliteli bir deneyimdi, doyurucuydu, bitmek bilmeyen bir arzuyu tatmin etmişti.
Eve dönerken metrobüste oturdum, gözlerimi kapadım. Zihnimde tekrar canlandırdım her şeyi. Kapıyı açtığı anı, elbiseyi çıkardığım anı, dilimi amına dayadığım anı, sikimi içine soktuğum anı... Her detay netti. Göğüslerinin ağırlığı elimde, meme uçlarının dilimde tadı, amının sıcaklığı ve darlığı sikimde... İnlemeleri kulağımda çınlıyordu. Bir dahaki buluşmada neler yapacağımı planlamaya başladım. Belki daha uzun kalırım, belki farklı pozisyonlar deneriz, belki oyuncaklar kullanırız. Ama şimdilik bu kadarı yeterdi. Bedenim hâlâ o geceyi hatırlıyordu, sikim ara sıra sertleşiyor, anılar canlanıyordu.
Günler geçti ama o gece aklımdan çıkmadı. İşte, evde, yolda her yerde
Esenler escort arayışımın o tatmin edici sonucunu düşünüyordum. Telefonuma bakıp numarayı görmek bile yeterdi bazen. Bir akşam yine dayanamadım, aradım. “Yine mi?” dedi gülerek. “Evet, yine” dedim. Aynı adrese gittim. Bu sefer kapıyı açtığında farklı bir elbise vardı üzerinde, kırmızı, daha kısa. İçeri girer girmez birbirimize sarıldık, öpüştük. Bu sefer daha aceleciydik, elbiseyi yırtarcasına çıkardım, pantolonumu indirdim. Yere, halının üzerine çöktük. O elleri üzerine, ben arkadan. Hızlı ve sert. Halı dizlerimizi yakıyordu ama umurumuzda değildi. Birkaç dakika içinde ikimiz de boşaldık, sonra yatağa geçtik, orada devam ettik.
Bu ikinci gece daha uzundu. Saatlerce sikiştik, ara verdik, tekrar başladık. O bana masaj yaptı, ben ona. Yağ sürüp vücutlarımızı kayganlaştırdık, sonra o kayganlıkla sikiştik. Yağ amına da bulaşmıştı, her giriş çıkışta şapırtılar daha belirgindi. Bir ara onu bağladım, ellerini yatağın başına, kravatımla. O da razı oldu, hatta zevk aldı. Bağlıyken dilimle her yerini yaladım, emdim, parmakladım, ta ki yalvarana kadar. Sonra sikimi soktum, yavaş yavaş, her santimi hissederek. Bağlı olduğu için kıpırdayamıyordu, sadece inliyordu, yalvarıyordu. Ben de tempo tutarak, bazen yavaş bazen hızlı vuruyordum. Birkaç kez boşalttım onu bu şekilde, sonra bağları çözüp o da bana aynı şeyi yaptı. Ellerimi bağladı, üstüme bindi, istediği gibi zıpladı. Ben de çaresizce yatıyordum, zevkle.
Sabaha kadar devam ettik yine. Arada uyuduk, uyandık, sikiştik. Sabah kahvaltısında yine masada oldu. Bu sefer o dizlerinin üzerine çöküp sikimi emdi, ben de ayaktaydım, saçlarını tutmuş boğazına kadar sokuyordum. Tükürükler yere akıyordu, gözleri yaşlıydı ama bırakmıyordu. Sonra kaldırıp masaya yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, dibine kadar girdim. Masanın ayakları gıcırdıyordu, her vuruşta. Boşaldığımda döllerim amından fışkırıp masaya aktı, o da parmaklarıyla alıp diline sürdü, yuttu. “Tadına bak” dedi, ben de öptüm onu, kendi dölümün tadını dilinde aldım.
Eve dönerken yine aynı yorgunluk, aynı tatmin. Ama bu sefer daha fazlasını istiyordum. Üçüncü buluşmamızda ona bir şeyler getirdim, bir vibratör, bir çift kelepçe, bir göz bağı. O da şaşırdı ama beğendi. Gözlerini bağladım, kelepçeleri taktım, vibratörü amına sokup çalıştırdım. O kıvranırken ben de sikimi ağzına verdim. Körü körüne emiyordu, salyaları akıyordu. Vibratörü çıkarınca amı kıpkırmızı ve şişmişti, sikimi sokunca inlemeleri daha yüksek çıktı. Bütün gece oyuncaklarla oynadık, bazen vibratörü klitorisine tutup sikiştik, bazen kelepçeli halde farklı pozisyonlar denedik. Bir ara onu ters kelepçeleyip köpek gibi bağladım, o pozisyonda uzun uzun siktim. Her vuruşta “Daha sert” diye bağırıyordu, sesi boğuk çıkıyordu çünkü yüzü yastığa gömülüydü.
Bu geceler artık rutinim olmuştu. Haftada bir, bazen iki kez gidiyordum. Her seferinde biraz daha sınırları zorluyorduk. Bir gece onu balkona çıkardım, gece karanlığında, sokak lambalarının loş ışığında. Elbiseyi kaldırmış, arkadan giriyordum, o korkuluklara tutunmuştu. Aşağıda arabalar geçiyor, insanlar yürüyordu ama bizi göremiyorlardı. Rüzgar tenimize çarpıyordu, inlemelerini bastırmaya çalışıyordu ama başaramıyordu. Boşaldığımızda döllerim bacaklarından aktı, rüzgarla soğudu. İçeri girip devam ettik, bu sefer duşta, sonra yatakta, sonra yerde.
Bir başka gece tamamen tersine çevirdik rolleri. O dominant oldu. Beni yatağa yatırdı, ellerimi bağladı, gözlerimi kapadı. Sonra vücudumda gezindi, dilini, parmaklarını, bazen dişlerini kullandı. Sikimi emdi, taşaklarımı yaladı, amını yüzüme oturttu, yalamamı istedi. Ben de dilimi uzatıp yaladım, emdim, ta ki o boşalana kadar. Sonra sikime oturdu, istediği gibi zıpladı, tempo tuttu. Ben bağlı olduğum için sadece hissediyordum, göremiyordum. Bu çaresizlik zevki daha da arttırıyordu. Saatlerce böyle oynadı benimle, bazen bırakıp dinlendiriyor, sonra tekrar başlıyordu. Sonunda bağları çözüp normal sikişe geçtik, ama o gece onun kontrolünde geçmişti, bu da ayrı bir tatmin verdi.
Zamanla bedenlerimizi birbirimize iyice ezberledik. Onun hangi noktasına dokunursam nasıl inlediğini, benim hangi hareketimde nasıl kıvrıldığını biliyorduk. Bazen konuşmadan, sadece bakışlarla anlaşıyorduk. Bir gece hiç konuşmadan saatlerce sikiştik, sadece nefesler, inlemeler, şapırtılar vardı. Sabaha karşı pencereden dışarı baktık, Esenler’in uyanışını izledik, hâlâ birbirimize sarılmış, çıplak. O anlarda ucuz olmasının hiçbir önemi yoktu, her şey yerli yerindeydi. Arzu, tatmin, tekrar arzu... Sonsuz bir döngü gibi.
Bazen sadece oturup konuşuyorduk da. Hayatından bahsediyordu, ben de kendimden. Ama konuşmalar hep dokunuşlarla kesiliyordu. Elini uzatıp sikimi tutuyor, ben de amını okşuyordum, sonra iş uzuyordu. Bir gece onu mutfakta, tezgahın üzerinde siktim. Bacakları havada, elleri dolaplara tutunmuş. Her vuruşta tencere tava sesleri geliyordu. Sonra salona geçtik, koltuğun üzerinde, sonra yere. Ev onun bütün odalarını kullanmıştık, her köşesinde izimiz kalmıştı.
Bir keresinde dışarı çıktık, akşam yemeği yedik. Ucuz bir lokantada, ama yemekten çok birbirimize bakıyorduk. Altında külot olmadığını biliyordum, çünkü ben çıkarmıştım evden çıkmadan. Yemek sırasında ayağımı uzatıp bacaklarının arasına değdirdim, o da gülümsedi. Hesabı ödeyip çıktık, arabayla değil, yürüyerek döndük. Yolda karanlık bir ara sokağa saptık, duvara yasladım onu, eteklerini kaldırdım, pantolonumu indirdim, hızlıca siktim. İnsanlar geçebilir diye korkuyorduk ama zevk ağır basıyordu. Birkaç dakikada boşaldık, düzeltip eve devam ettik, orada uzun uzun devamını getirdik.
Bu böyle sürdü gitti. Her buluşma bir öncekinden farklıydı, daha yoğun, daha yaratıcı. Bazen sadece oral yapıyorduk saatlerce, bazen sadece parmak, bazen tam sikiş. Bazen yumuşak ve yavaş, bazen sert ve acımasız. O her şeye açıktı, ben de. Bir gece onu dövüş gibi sert siktim, kalçaları kıpkırmızı oldu, ama o daha fazla istedi. Başka bir gece sadece öpüşerek, okşayarak saatler geçirdik, ta ki dayanamayıp birbirimize girene kadar. Her seferinde Esenler’in o küçük dairesinde, o loş odada, gerçek bir bağ kuruyorduk. Ucuz escort diye başlamıştı ama artık daha fazlasıydı.
Bir sabah uyandığımda o yanımda yoktu. Mutfaktan ses geliyordu. Gittim, kahvaltı hazırlıyordu, çıplak. Arkadan sarıldım, sikim beline değdi. O da geriye doğru yaslandı, elini uzatıp tuttu. Kahvaltı yine yarıda kaldı, tezgahın başında sikiştik. Sonra yedik, konuştuk, tekrar yatağa döndük. Öğlene kadar kaldım o gün. Ayrılırken “Bu sefer daha uzun kaldın” dedi. Ben de “Bir dahaki sefer daha da uzun kalacağım” diye cevap verdim. Ve öyle de oldu. Bir sonraki ziyaretimde akşam gittim, ertesi akşam çıktım. Yirmi dört saatten fazla. O süre içinde kaç kez sikiştiğimizi sayamadım. Ara verdik, yemek yedik, uyuduk, duş aldık, tekrar başladık. Bedenlerimiz bitkin düşmüştü ama arzu dinmemişti.
Artık numarası telefonumda en üstteydi. Her canım istediğinde arıyordum, o da her zaman müsait olmaya çalışıyordu. Bazen yoğun olurdu, “Yarın gel” derdi, ben de sabırla beklerdim. Ama her gidişimde aynı ateş yanıyordu.
Esenler sokaklarından geçerken kalbim hızlanırdı, zili çaldığımda nefesim kesilirdi. Kapı açıldığında o gülümseme, o koku, o dokunuş... Her şey yerli yerindeydi. Ve her seferinde, ister yavaş ister hızlı, ister yumuşak ister sert, o anların içinde kayboluyordum. Çünkü bu, aradığım her şeyi veriyordu. Ucuz olsun olmasın, Esenler’de bulduğum bu kadın, arzularımı en açık, en doyurucu şekilde karşılıyordu. Ve ben de her seferinde daha fazlasını istemeye devam ediyordum.