Arnavutköy Yabancı Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Arnavutköy Yabancı Escort
Arnavutköy Yabancı Escort arayışım o gece beni
Bebek’in hemen yanındaki o dar sokaklara sürükledi. Telefonumda kaydettiğim numarayı aradım, sesin öteki ucundaki kadın kısa ve net bir İngilizceyle adres verdi.
Yabancı Arnavutköy Escort diye tarif ettiği yer, denize bakan eski bir apartmanın üçüncü katıydı. Kapıyı açtığında karşımda duran kadın, uzun sarı saçları omuzlarına dökülmüş, açık mavi gözleri olan, yaklaşık yirmi yedi yaşlarında bir
Doğu Avrupalıydı. Adını Sofia olarak verdi. Kapıdan içeri adım attığım anda
Arnavutköy Yabancı Escort kelimeleri zihnimde yankılanırken, onun ince belini saran siyah dantelli korse ve altına giydiği şeffaf jartiyer takımı gözlerimi kamaştırdı.
Yabancı Arnavutköy Escort diye düşündüğüm bu kadın, elini uzatıp beni içeri çekti ve kapıyı arkasından kilitledi.
İlk iki adımda bile
Arnavutköy Yabancı Escort’un teninin sıcaklığını hissettim. Sofia beni salona götürdü, geniş pencereden Boğaz’ın ışıkları içeri süzülüyordu. Yabancı Arnavutköy Escort olarak tanıttığı kendini, hiç vakit kaybetmeden dizlerinin üzerine çöktü ve pantolonumun kemerini çözmeye başladı. Parmakları hızlı ve usta hareketlerle kemeri açtı, fermuarı indirdi, boxerımı aşağı çekti. Sertleşmiş sikimi avucuna aldığında sıcak nefesini hissettim. Dilini yavaşça başının etrafında gezdirirken gözlerini bana dikti. “Sertsin,” dedi kısık sesle. Dudaklarını sikimin başının etrafına doladı, yavaşça aşağı indirdi, boğazının daralan kısmına kadar aldı. Tükürüğü aktı, ıslak sesler odayı doldurdu. Bir eliyle taşaklarımı sıktı, diğer eliyle sikimin kökünü kavrayıp ileri geri hareket ettirdi. Ben onun saçlarını tuttum, kalçalarımı hafifçe öne doğru ittim. Ağzı ıslak ve sıcaktı, dili damarların üzerinde geziyor, başımı emerek emiyordu. Birkaç dakika boyunca sadece o sesler vardı: emme sesi, tükürük sesi, onun boğazından çıkan boğuk homurtular. Sonra ayağa kalktı, elbiseyi omuzlarından kaydırdı. Korseyi çıkardı, dolgun göğüsleri serbest kaldı. Pembe uçları çoktan sertleşmişti. Jartiyerleri çıkarmadan yatağa doğru yürüdü, sırtüstü uzandı ve bacaklarını açtı. Arnavutköy Yabancı Escort’un ıslak amcığı ışıkta parlıyordu.
Yatağa yaklaştım, dizlerimin üzerine çöktüm. Dilimi yavaşça dış dudaklarının arasında gezdirdim. Sofia inledi, kalçalarını yukarı kaldırdı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp emdim, dilimle daireler çizdim. İki parmağımı yavaşça içine soktum, ıslak ve dar duvarlar parmaklarımı sıktı. “Daha derine,” diye fısıldadı. Parmaklarımı kıvırarak o noktayı buldum, aynı anda dilimle klitorisini yaladım. Bacakları titremeye başladı, elleriyle çarşafı kavradı. Birkaç dakika sonra kalçaları sertçe yukarı kalktı, amcığı parmaklarımın etrafında kasılarak boşaldı. Suları avucuma aktı, ben de hepsini yalayarak temizledim. Yabancı Arnavutköy Escort’un tadı hafif tuzlu ve tatlıydı.
Ayağa kalktım, tişörtümü çıkardım. Sofia yatağın kenarına oturdu, eliyle sikimi kavradı ve tekrar ağzına aldı. Bu sefer daha hızlı, daha derin. Boğazına kadar soktum, burnu kasığıma değdi. Gözleri yaşardı ama bırakmadı. Tükürüğü çenesinden göğüslerine aktı. Ben saçlarını tutup kafasını kontrol ettim, ileri geri hareket ettirdim. Boğazının daralan kısmı sikimin başını sıkıyordu. Bir ara çıkardı, nefes nefese kaldı, sonra tekrar aldı. Taşaklarımı yaladı, dilini köküme kadar gezdirdi. Dayanamayıp onu yatağa yatırdım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, sikimin başını amcığının girişine dayadım. Yavaşça içeri girdim. Islak ve sıcak duvarlar beni sardılar. Tamamen içine gömüldüğümde ikimiz de inledik. Hemen hareket etmeye başladım. Derin ve sert vuruşlar. Her girişte kasıklarımız çarpışıyor, ıslak sesler yükseliyordu. Sofia’nın göğüsleri her darbeyle sallanıyordu. Ellerimle onları kavradım, uçlarını parmaklarımın arasında sıkıp çevirdim. “Daha sert,” diye inledi. Tempo arttırdım. Yatak gıcırdıyordu. Amcığı her çıkışımda sikimi emiyor, her girişte daha da ıslanıyordu. Ter kokusu odaya yayıldı.
Pozisyon değiştirdim. Onu ters çevirdim, dizleri ve elleri üzerinde tuttum. Arkadan girdim. Bu sefer daha derine ulaşabiliyordum. Kalçalarını iki elimle kavradım, sertçe çekip ittim. Her darbede amcığının sesi daha yüksek çıkıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. Sofia’nın inlemeleri çığlığa dönüştü. “Orada… orada… boşalacağım,” diye bağırdı. Parmaklarımla klitorisini sıkıca ovarken kalçalarımı hızlandırdım. Aniden tüm vücudu gerildi, amcığı sikimin etrafında ritmik olarak kasıldı, sıcak sular aktı. Ben de dayanamadım, son birkaç sert darbe daha vurdum ve içine boşaldım. Sıcak meni dalga dalga aktı, amcığının içini doldurdu. Bir süre öyle kaldık, nefeslerimiz kesik kesikti.
Sofia yavaşça ileri kaydı, sikim dışarı çıktı. Meni amcığından sızarak uyluklarına aktı. Dönüp bana baktı, gülümsedi. “Henüz bitmedik,” dedi. Yatağın kenarına oturdu, beni yanına çekti. Elini sikime götürdü, yumuşak hareketlerle tekrar sertleştirmeye başladı. Dilini uçlarına gezdirdi, sonra tekrar ağzına aldı. Bu sefer daha yavaş, daha iştahlı. Tükürüğüyle ıslattı, eli ve ağzı aynı anda çalışıyordu. Ben de onun bacakları arasına uzandım, dilimi tekrar amcığına götürdum. Meni ve onun suları karışmıştı, hepsini yaladım. Klitorisini emdim, dilimi içeri soktum. Sofia inlerken sikimi daha derin boğazına aldı. Karşılıklı yalama pozisyonunda uzun süre kaldık. Onun boğazının daralması, benim dilimin hareketleri… Oda sadece ıslak sesler ve inlemelerle doluydu.
Sonra ayağa kalktı, beni sırtüstü yatırdı. Üzerime çıktı, sikimi eliyle tutup amcığının girişine yerleştirdi ve yavaşça indirdi. İçine tamamen oturduğunda kalçalarını ileri geri hareket ettirmeye başladı. Ellerini göğsüme koydu, parmaklarıyla meme uçlarımı sıkıyordu. Tempo yavaştan başlayıp hızlandı. Göğüsleri yüzüme sallanıyordu, ben de onları avuçlayıp emdim. Uçlarını dişlerimin arasına alıp hafifçe ısırdım. Sofia inledi, kalça hareketlerini hızlandırdı. Amcığı her inişte sikimi köküne kadar yutuyor, her çıkışta sadece başı içeride kalıyordu. Ter damlaları göğüslerinden damlıyordu. Bir ara öne eğildi, dudaklarımı öptü. Dilini ağzıma soktu, tükürüğümüz karıştı. Öpüşürken kalçaları durmadan hareket ediyordu. Ellerimle kalçalarını kavradım, onu aşağı doğru bastırdım, kendi kalçalarımı yukarı iterek daha derine girdim. “Sik beni,” diye fısıldadı kulağıma. Tempo iyice yükseldi. Yatak gıcırdıyor, odanın duvarları inlemelerle titreşiyordu.
Pozisyonu değiştirdik. Bu sefer onu yan yatırdım, arkasından girdim. Bacağımı onun bacaklarının arasına soktum, bir elimle göğsünü kavradım, diğer elimle klitorisini ovdum. Derin ve yavaş vuruşlarla devam ettim. Her girişte amcığının duvarları beni sıkıyordu. Sofia’nın nefesi kesik kesikti. “Daha hızlı,” dedi. Hızımı arttırdım. Parmaklarım klitorisinin üzerinde daireler çiziyordu. Birkaç dakika sonra tekrar kasılmaya başladı. Amcığı sikimi sıkıca kavradı, sıcak sular aktı. Ben de aynı anda boşaldım, ikinci kez içine boşalırken inledim. Meni tekrar taştı, uyluklarından aşağı aktı.
Bir süre yan yana uzandık. Nefeslerimiz yavaş yavaş düzeldi. Sofia elini sikime götürdü, yumuşak hareketlerle okşadı. “Bir tur daha ister misin?” diye sordu. Cevap vermeme gerek kalmadan ayağa kalktı, banyoya gitti. Duş sesi geldi. Birkaç dakika sonra ıslak saçlarıyla döndü, havluyu yere bıraktı. Vücudu ıslaktı, su damlaları göğüslerinden kayıyordu. Beni banyoya çekti. Duşun altında öpüşmeye başladık. Ellerim vücudunda geziyor, onun elleri sikimi okşuyordu. Duvarına dayadı beni, dizlerinin üzerine çöktü ve tekrar ağzına aldı. Sıcak su başımızdan akarken boğazına kadar soktum. Tükürük ve su karışıyordu. Ellerimle saçlarını tuttum, kafasını kontrol ettim. Boğazı her seferinde sikimi yutuyordu. Dayanamayıp onu ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bacaklarını kaldırdım, sikimi tekrar amcığına soktum. Ayakta, duşun altında sertçe sikmeye başladım. Su her darbede sıçrıyordu. Sofia’nın sırtı fayansa yapışmıştı, inlemeleri banyonun duvarlarında yankılanıyordu. “Daha sert… kır beni,” diye bağırdı. Tempo arttırdım. Her darbede kalçalarım onun kalçalarına çarpıyordu. Bir elimle boynunu hafifçe sıktım, diğer elimle kalçasını kavradım. Amcığı ıslak ve sıcaktı, meninin kalıntıları hâlâ içindeydi. Birkaç dakika sonra ikimiz de boşaldık. Ben içine, o da amcığından sular akarak.
Duştan çıktık, havlulara sarıldık. Yatak odasına döndük. Sofia beni yatağa itti, üzerine çıktı. Bu sefer yüzünü bana dönük şekilde oturdu, sikimi eliyle tutup tekrar içine aldı. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Ellerini arkaya koydu, göğüslerini öne doğru çıkardı. Ben oturur pozisyonda onları emdim, dilimle uçlarını yaladım. Kalça hareketleri yavaştan hızlandı. Amcığı her inişte şapırdıyordu. “Sikimi yut,” dedim. Daha derine indirdi, tamamen oturdu. İçinde kıpırdadım, o da kalçalarını daireler çizerek hareket ettirdi. Ellerimle kalçalarını kavradım, onu yukarı kaldırıp indirdim. Sert ve hızlı. Yatak gıcırdıyor, Sofia’nın inlemeleri kesintisiz devam ediyordu. Bir ara öne eğildi, boynumu ısırdı. Dişleri tenime battı, acı ve zevk karıştı. Tempo iyice yükseldi. Amcığı kasılmaya başladı yine. “Boşalıyorum,” diye bağırdı. Kasılmaları sikimi sıktı, ben de aynı anda üçüncü kez boşaldım. Meni tekrar içine aktı, taştı, uyluklarından aşağı sızdı.
Yorgun düşmüştük ama Sofia durmak bilmiyordu. Yanıma uzandı, eliyle sikimi okşadı. Yumuşak hareketlerle tekrar sertleştirmeye çalıştı. Dilini göğsüme gezdirdi, meme uçlarımı emdi. Sonra aşağı indi, taşaklarımı yaladı, dilini köküme kadar gezdirdi. Sikimi ağzına aldı, yavaş yavaş emdi. Ben de onun bacaklarını açtım, dilimi amcığına götürdum. Meni ve onun suları karışmıştı yine. Hepsini yaladım, klitorisini emdim, dilimi içeri soktum. Karşılıklı uzun süre yaladık. Sofia’nın boğazı sikimi yutarken, benim dilim amcığının içinde geziyordu. Bir ara ayağa kalktı, sırtüstü yattı, bacaklarını omuzlarıma aldı. Sikimi tekrar içine soktum. Bu sefer yavaş ve derin. Her girişte tamamen gömülüyor, her çıkışta sadece başı kalıyordu. Göz göze bakıyorduk. Sofia’nın mavi gözleri zevkten kısıldı. “Daha yavaş… hissetmek istiyorum,” dedi. Tempo yavaşlattım. Her darbede amcığının duvarları beni sıkıyordu. Ellerimle göğüslerini kavradım, uçlarını sıkıp çevirdim. Uzun süre böyle devam ettik. Sonra tempo yavaş yavaş arttı. Yatak yine gıcırdamaya başladı. Sofia’nın bacakları omuzlarımda titriyordu. “Orada… daha derine,” diye inledi. Son birkaç sert darbe daha vurdum, ikimiz de aynı anda boşaldık. Dördüncü kez içine boşalırken inledim. Meni o kadar çoktu ki amcığından fışkırdı, çarşafa aktı.
Bir süre hareketsiz kaldık. Nefeslerimiz ağır ağır düzeldi. Sofia elini sikime götürdü, meninin kalanını avucuna aldı, diline sürdü. Sonra parmaklarını amcığına soktu, meniyi çıkarıp ağzına götürdü. “Tadına bak,” dedi ve parmaklarını dudağıma sürdü. Tuzlu ve yoğun bir tattı. Öpüştük, tükürüklerimiz ve meni karıştı. Sonra tekrar bana döndü. “Son bir tur,” dedi. Ayağa kalktı, pencerenin kenarına geçti. Perdeler yarı açıktı, dışarıdaki sokak lambaları içeri süzülüyordu. Ellerini cam’a dayadı, kalçasını dışarı çıkardı. Arkadan yaklaştım, sikimi amcığının girişine dayadım ve yavaşça içeri girdim. Bu sefer ayakta, cam’a yaslanmış şekilde. Ellerimle belini kavradım, sertçe çekip ittim. Her darbede göğüsleri cama çarpıyordu. Sofia’nın inlemeleri geceye karışıyordu. “Sik beni… daha sert,” diye bağırdı. Tempo arttırdım. Kalçalarım onun kalçalarına çarpıyor, ıslak sesler yükseliyordu. Bir elimle saçlarını tuttum, hafifçe geriye çektim. Boynu gerildi, inlemeleri daha yüksek çıktı. Amcığı yine kasılmaya başladı. Parmaklarımla klitorisini ovdum. Birkaç saniye içinde boşaldı, amcığı sikimi sıkıca kavradı. Ben de dayanamadım, son kez içine boşaldım. Meni o kadar çoktu ki dışarı taştı, uyluklarından ayak bileklerine kadar aktı.
Cam’dan ayrıldık, yatağa çöktük. Sofia’nın vücudu ter içindeydi, saçları yapışıktı. Ben de aynı şekilde. Yan yana uzandık, nefeslerimiz yavaş yavaş normale döndü. Elini sikime götürdü, yumuşakça okşadı. Hâlâ yarı sertti. “Yeterince boşaldın mı?” diye sordu gülümseyerek. Cevap vermeden öptüm onu. Dilimiz uzun süre birbirinin ağzında gezindi. Ellerim vücudunda geziyor, onun elleri de benim vücudumda. Bir süre sonra yine sertleştim. Sofia fark etti, gülümsedi. “Sonra bir daha,” dedi. Ama ben beklemedim. Onu ters çevirdim, yüzükoyun yatırdım. Yastığı kalçalarının altına koydum. Arkadan yavaşça girdim. Bu sefer çok yavaş. Her santimi hissederek. Amcığı hâlâ ıslak ve sıcaktı, meninin kalıntıları kayganlık sağlıyordu. Derin ve ağır vuruşlarla devam ettim. Ellerimle kalçalarını sıktım, izler bıraktım. Sofia yüzünü yastığa gömmüş, boğuk boğuk inliyordu. “Daha derine… tüm sikini ver,” diye mırıldandı. Tamamen gömüldüm, bir süre öyle kaldım, sonra yavaş yavaş hareket etmeye başladım. Uzun süre bu tempoda devam ettik. Oda sadece nefes sesleri ve ıslak şapırtılarla doluydu. Sonra tempo yavaş yavaş arttı. Yatak gıcırdıyor, Sofia’nın inlemeleri yükseliyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini buldum, ovdum. Amcığı kasılmaya başladı yine. “Boşalacağım… sik beni,” diye bağırdı. Son birkaç sert darbe daha vurdum, ikimiz de boşaldık. Meni tekrar içine aktı, bu sefer o kadar çoktu ki dışarı fışkırdı, yastığa ve çarşafa yayıldı.
Artık ikimiz de tamamen bitmiştik. Yan yana uzandık, terimiz soğuyordu. Sofia elini göğsüme koydu, kalp atışlarımı dinledi. Ben de onun saçlarını okşadım. Dışarıda Arnavutköy’ün gece sesleri vardı; uzak bir araba, denizin hafif şıpırtısı. İçeride ise sadece bizim ağır nefeslerimiz. Sofia bir süre sonra ayağa kalktı, banyoya gitti. Duş sesi geldi yine. Ben de peşinden gittim. Duşun altında birbirimizi yıkadık. Ellerim vücudunda geziyor, sabun köpükleri kayıyordu. Sikim yine sertleşti ama bu sefer sadece okşadık. Duştan çıkıp havlulara sarıldık. Yatak odasına döndük, temiz çarşafları serdik. Sofia yanıma uzandı, başını göğsüme koydu. “İyiydin,” dedi kısık sesle. Ben de onun saçlarını okşadım. Bir süre sessizce yattık. Sonra elleri yine sikime gitti. Yumuşak hareketlerle okşadı. “Bir kez daha ister misin?” diye sordu. Cevap olarak onu öptüm. Dilimiz uzun süre birbirinin ağzında gezindi. Ellerim göğüslerine gitti, uçlarını sıkıp çevirdim. Sofia inledi, bacağını benim bacağımın üzerine attı. Sikimi amcığının girişine dayadım, yavaşça içeri girdim. Bu sefer yan yanayken, yavaş ve derin. Her harekette amcığının duvarları beni sıkıyordu. Ellerimle kalçasını kavradım, onu kendime doğru çektim. Uzun süre bu tempoda devam ettik. Oda karanlıktı, sadece sokak lambasının soluk ışığı içeri süzülüyordu. Sofia’nın inlemeleri fısıltıya dönmüştü. “Hisset… tümünü hisset,” diye mırıldandı. Tempo yavaş yavaş arttı. Bir elimle klitorisini ovdum. Amcığı kasılmaya başladı. Birkaç saniye içinde boşaldı, sıcak sular aktı. Ben de aynı anda boşaldım, son menimi içine bıraktım. Bu sefer daha azdı ama yine de taştı.
Artık gerçekten bitmiştik. Sofia başını göğsüme yasladı, gözlerini kapattı. Ben de onun saçlarını okşayarak uzandım. Dışarıda gece ilerliyordu. Arnavutköy’ün o dar sokaklarında bir yerlerde hayat devam ediyordu ama biz o odada, terli çarşafların arasında, birbirimizin nefesini dinleyerek kaldık. Sofia’nın teninin sıcaklığı, amcığının hâlâ hafif kasılan duvarları, meninin kokusu… Her şey hâlâ oradaydı. Bir süre sonra uykuya daldık. Sabaha karşı uyandığımda Sofia hâlâ yanımdı. Elini sikime götürdü, yarı sert haliyle oynadı. “Günaydın,” dedi gülümseyerek. Ben de onu öptüm. Yavaşça sertleştim. Sofia ayağa kalktı, pencereye gitti, perdeleri biraz daha açtı. Sabah ışığı içeri süzülüyordu. Ellerini cama dayadı, kalçasını dışarı çıkardı. Arkadan yaklaştım, sikimi yavaşça içine soktum. Bu sefer sabahın taze havasında, yavaş ve uzun. Her darbede amcığı beni emiyordu. Ellerimle göğüslerini kavradım, uçlarını sıkıp çevirdim. Sofia inledi, kalçalarını geriye doğru itti. Tempo yavaştan hızlandı. Yatak odasının sabah sessizliği inlemelerle doldu. Birkaç dakika sonra ikimiz de boşaldık. Meni yine içine aktı, uyluklarından aşağı sızdı.
Duş aldık yine. Birbirimizi yıkadık, öpüştük. Kahvaltı bile etmeden tekrar yatağa döndük. Sofia beni sırtüstü yatırdı, üzerine çıktı. Sikimi eliyle tutup içine aldı. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Göğüsleri yüzüme sallanıyordu, ben de onları emdim. Kalça hareketleri hızlandı. Amcığı her inişte şapırdıyordu. Ellerimle kalçalarını kavradım, onu aşağı bastırdım. Sert ve hızlı. Sofia’nın inlemeleri yükseldi. “Sik beni… daha sert,” diye bağırdı. Tempo arttırdım. Birkaç dakika sonra amcığı kasılmaya başladı. Boşaldı, sıcak sular aktı. Ben de aynı anda boşaldım. Meni taştı, karınlarına aktı.
Artık saatler geçmişti. Sofia yanıma uzandı, başını göğsüme koydu. Ellerimiz birbirimizin vücudunda geziyordu. Sikim yorgun düşmüştü ama onun yumuşak dokunuşlarıyla yine kıpırdıyordu. “Yeter,” dedim gülerek. Sofia gülümsedi, dudaklarını sikimin başına götürdü, yavaşça öptü. “Sonra yine gelirsin,” dedi. Ben de onun saçlarını okşadım. Dışarıda Arnavutköy uyanıyordu. Biz ise o odada, birbirimizin teninin kokusuyla, meninin ve terin karıştığı çarşafların arasında kaldık. Sofia’nın mavi gözleri bana bakıyordu. Elini uzatıp dudağıma götürdü, meninin tadını yaladım. Sonra öpüştük. Dilimiz uzun süre birbirinin ağzında gezindi. Ellerim göğüslerine gitti, onun elleri sikime. Yarı sert haliyle oynadı, dilini uçlarına gezdirdi. Ben de onun bacaklarını açtım, dilimi amcığına götürdum. Hâlâ ıslaktı, meninin kalıntıları vardı. Hepsini yaladım. Klitorisini emdim, dilimi içeri soktum. Sofia inlerken sikimi ağzına aldı. Karşılıklı uzun süre yaladık. Sonra ayağa kalktı, sırtüstü yattı. Bacaklarını omuzlarıma aldı. Sikimi yavaşça içine soktum. Bu sefer en yavaş haliyle. Her santimi hissederek. Amcığının duvarları beni sıkıyordu. Göz göze bakıyorduk. Sofia’nın nefesi kesik kesikti. “Hisset… sadece hisset,” diye fısıldadı. Uzun süre bu tempoda kaldık. Sonra yavaş yavaş hızlandı. Yatak hafif gıcırdıyordu. Ellerimle göğüslerini kavradım, uçlarını sıkıp çevirdim. Amcığı kasılmaya başladı. Boşaldı, sıcak sular aktı. Ben de son kez içine boşaldım. Meni yine taştı.
Artık gerçekten bitmiştik. Sofia başını göğsüme yasladı, gözlerini kapattı. Ben de onun saçlarını okşayarak uzandım. Dışarıda sabah ilerliyordu. Arnavutköy’ün sokakları uyanıyordu ama biz o odada, terli ve menili çarşafların arasında, birbirimizin nefesini dinleyerek kaldık. Sofia’nın teninin sıcaklığı hâlâ tenimdeydi. Amcığının hafif kasılan duvarları, meninin kokusu, onun inlemelerinin yankısı… Her şey o odada sonsuza kadar kalacak gibiydi. Ellerimiz birbirimizin vücudunda gezerken, gözlerimizi kapattık. Uyku yavaşça geldi. Son hatırladığım şey, Sofia’nın yumuşak nefesi ve Arnavutköy’ün uzak deniz sesiydi.