Arnavutköy Dolgun Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Arnavutköy Dolgun Escort
O akşam İstanbul’un serin rüzgarı yüzüme çarparken
Arnavutköy Dolgun Escort arayışım beni o dar sokağa sürüklemişti, çünkü günlerdir aklımdan çıkmayan o dolgun vücut hayali beni uyutmuyordu ve nihayet bulduğum
Dolgun Arnavutköy Escort profili her şeyi değiştirdi. Telefonumda kaydettiğim numarayı aradım, sesi boğuk ve davetkâr çıktı, hemen adresi verdi,
Arnavutköy’ün o sakin ama şehvet dolu atmosferinde buluşacağımızı söyledi. Kapıyı çaldığımda karşıma çıkan kadın, tam da tarif ettiği gibiydi; kalçaları geniş, göğüsleri ağır ve dolgun, belinden aşağıya doğru inen o etli hatlar beni anında sertleştirdi. Göz göze geldiğimiz an bana gülümseyerek içeri davet etti, elini belime koyup kapıyı arkamdan kapattı.
İçeri adım attığım saniye
Arnavutköy Dolgun Escort’un kokusu burnuma doldu, o yoğun kadınsı koku ile karışık hafif parfümü beni daha da azdırdı ve
Dolgun Arnavutköy Escort’un elini yavaşça pantolonumun üzerinden geçirerek sertleşmiş sikimi hissetmesiyle birlikte odanın havası değişti. Bana yaklaştı, dudaklarını boynuma yapıştırdı, dilini kulağımın arkasına doğru gezdirdi, “Ne kadar acıkmışsın” diye fısıldadı. Ellerim hemen o dolgun kalçalarına yapıştı, etli dokuyu avuçlarımın içinde sıkıştırdım, parmaklarım etin içine gömüldü. O da pantolonumun fermuarını indirdi, elini içeri sokup sikimi sımsıkı kavradı, yavaş yavaş yukarı aşağı hareket ettirmeye başladı. Göğüsleri gömleğimin üzerinden sürtünüyordu, o ağır ve yumuşak kütleler her temasta kalbimi hızlandırıyordu.
Onu yatağa doğru iterken etek ucunu yukarı kaldırdım, altındaki dantelli külodu ıslak ve şeffaf olmuştu. Parmaklarımı o ıslak kumaşın üzerinden gezdirdim, klitorisine bastırdım, inledi. Külodu yavaşça indirdim, bacaklarının arasından akan o şeffaf sıvıyı gördüm, dilimi uzatıp tadına baktım. Tuzlu ve tatlı karışımı o lezzet dilimi kapladı. Onu yatağa yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, dilimi amının dudakları arasına soktum. Yavaş yavaş yaladım, klitorisini emdim, dilimi deliğine daldırıp çıkardım. Elleri saçlarımı tuttu, kalçalarını yukarı kaldırarak yüzüme sürttü. “Daha derine” diye inledi, ben de dilimi daha sert hareketlerle içeri soktum, emerek yuttum o akan suları.
Bir süre sonra ayağa kalktı, göğüslerini yüzüme doğru bastırdı. O dolgun memeleri avuçladım, uçlarını parmaklarımla sıktım, dilimi uçlarına gezdirdim. Emerek sertleştirdim, dişlerimle hafifçe ısırdım. O da dizlerinin üzerine çöktü, sikimi ağzına aldı. Dudakları başını sardığında sıcak ve ıslak bir tünel oluştu. Yavaş yavaş yutmaya başladı, boğazının daralmasını hissettim. Ellerini kalçalarına koyup ileri geri hareket ettirdi, tükürüğü sikimin üzerinden aktı, taşaklarımı yaladı, dilini yavaşça gezdirdi. Boğazına kadar indirdiğinde nefessiz kaldı, gözleri yaşardı ama bırakmadı, daha da derine aldı. Ben de kalçalarımı ileri iterek boğazını siktim, o da inleyerek emmeye devam etti.
Sonra onu ters çevirdim, dizlerinin üzerine çöktürdüm. O dolgun kalçalar havaya kalktı, amı açık ve ıslak duruyordu. Sikimin başını amının dudaklarına sürttüm, yavaş yavaş içeri girdim. Sıcak ve dar o tünel beni sımsıkı sardı. Her milimetreyi hissederek ileri gittim, ta ki taşaklarım kalçalarına çarpana kadar. Orada bir süre durdum, içini hissettim, kasıldığını fark ettim. Sonra yavaş yavaş geri çekip sertçe vurdum. Her vuruşta o etli kalçalar titreşti, iniltisi yükseldi. Ellerimle kalçalarını tutup daha sert sikmeye başladım, derinliklere daldım. “Daha hızlı” diye bağırdı, ben de temposunu artırdım. Amının içinden çıkan sesler odayı doldurdu, ıslak şapırtılar kulaklarımı okşadı.
Bir ara onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu pozisyonda daha derine inebiliyordum. Sikimi sonuna kadar gömdüm, rahim ağzına çarptım. O da tırnaklarını sırtıma geçirdi, “Orası, orası” diye inledi. Göğüslerini avuçlayıp sıktım, uçlarını çekiştirdim. Her vuruşta memeleri sallanıyordu, o ağır kütleler gözlerimi kamaştırıyordu. Terimiz birbirine karıştı, tenlerimiz yapış yapış oldu. Onu öptüm, dilini emdim, tükürüğünü yuttum. Amının içindeki sıcaklık artıyordu, kasılmalar başladı. Birden boşaldı, amı sikimi sıkıştırarak sıktı, sıcak sular aktı. Ben de o sıkışmayı hissederek daha sert vurdum, kendi boşalmamı erteledim.
Biraz dinlendikten sonra onu üstüme bindirdim. O dolgun vücut benim üstümde sallanmaya başladı. Kalçalarını ileri geri hareket ettirerek sikimi yedi. Ellerimle o kalçaları tutup kaldırıp indirdim, her inişte derinlere gömdüm. Göğüsleri yüzüme doğru sallanıyordu, dilimi uzatıp emdim. O da başını geriye atarak inledi, saçları omuzlarına döküldü. Tempo arttıkça ter damlaları göğüslerinden aktı, ben de onları yaladım. Amının içi tekrar ıslandı, kayganlık arttı. Bir ara öne eğildi, dudaklarını boynuma yapıştırdı, ısırdı. Ben de kalçalarını sıkıca tutup alttan sertçe sikmeye başladım. Her vuruşta o etli gövde titreşti, iniltisi boğuklaştı.
Sonra onu yan yatırdım, bacağını kaldırıp arkadan girdim. Bu pozisyonda hem kalçalarını hem de göğüslerini avuçlayabiliyordum. Sikimi yavaş yavaş sokup çıkardım, her seferinde daha sert vurdum. Parmaklarımı klitorisine götürüp ovaladım, o da bacağını daha fazla açtı. “Sik beni daha sert” diye fısıldadı, ben de bütün gücümle vurmaya başladım. Taşaklarım kalçalarına çarpıyordu, sesler odayı doldurdu. Bir süre sonra tekrar boşaldı, amı kasılarak sikimi sıktı. Bu sefer ben de dayanamadım, sıcak döllerimi derinlere boşalttım. Her fışkırışta vücudum gerildi, o da inleyerek aldı.
Ama bitmedi. Biraz nefeslendikten sonra tekrar sertleştim. Onu dizlerinin üzerine çöktürüp sikimi ağzına verdim. Kendi döllerimi yalamasını istedim, o da dilini uzatıp temizledi. Sonra amına tekrar girdim, bu sefer daha yavaş ve derin. Her hareketi hissederek siktım, parmaklarımı ağzına soktum, emdi. Göğüslerini arkadan avuçladım, uçlarını sıktım. Tempo yavaş yavaş arttı, odanın havası ağırlaştı. Ter kokusu, seks kokusu her yeri kapladı. Onu tekrar sırtüstü yatırıp bacaklarını açtım, dilimi amına götürdüm. Kendi döllerimi yaladım, klitorisini emdim. O da bacaklarını omuzlarıma doladı, kalçalarını kaldırdı.
Saatlerce sürdü. Her pozisyonu denedik. Onu duvara dayayıp ayakta siktım, o dolgun kalçalar ellerimde ezildi. Banyoya geçtik, duşun altında devam ettik. Sıcak su vücutlarımızdan akarken sikimi amına soktum, ayakta sertçe vurmaya başladım. Göğüsleri ıslak ve kaygan olmuştu, avuçlarım kayıyordu. O da sırtını duvara yaslayıp bacaklarını açtı, beni içeri çekti. Su damlaları karışık iniltisi yankılandı. Sonra yatağa geri döndük, bu sefer o üstümde ters bindi. Kalçalarını yüzüme doğru bastırdı, amını yalamamı istedi. Dilimi soktum, yaladım, emerken o da sikimi ağzına aldı. Karşılıklı yalama pozisyonunda uzun süre kaldık, tükürükler ve sular aktı.
Gece ilerledikçe daha da azgınlaştık. Onu kelepçe gibi tuttum, bileklerini yatağın başlığına bağladım. Bu sefer kontrol tamamen bendeydi. Sikimi yavaş yavaş sokup çıkardım, her seferinde daha derine indim. Göğüslerini ısırdım, iz bıraktım. Amının içini parmaklarımla açıp tükürdüm, sonra tekrar siktım. O da bağırarak inledi, “Daha sert, daha derin” diye yalvardı. Ben de bütün gücümle vurdum, yatak gıcırdadı. Boşalma anı yaklaşınca amından çıkarıp göğüslerine boşaldım. Sıcak döller o dolgun memelerin üzerine aktı, o da parmaklarıyla yaydı, dilini uzatıp tadına baktı.
Biraz dinlendik ama o hâlâ açtı. Elleriyle sikimi okşamaya başladı, tekrar sertleştirdi. Bu sefer amına değil, göt deliğine yöneldi. Yavaş yavaş hazırladı, parmaklarını ıslatıp içeri soktu. Sonra sikimin başını o dar deliğe dayadı. Yavaş yavaş girdi, o da inleyerek kabul etti. İçeri girdikçe sıcaklık ve darlık arttı. Her milimetreyi hissederek ilerledim, ta ki sonuna kadar gömülene kadar. Orada durdum, nefes aldık. Sonra yavaş hareketlerle siktirmeye başladım. O dolgun kalçalar her vuruşta titreşti, iniltisi boğuklaştı. Ellerimle kalçalarını tutup daha sert vurdum. “Doldur beni” diye fısıldadı, ben de temposunu artırdım. Uzun süre o dar tünelde kaldım, her hareketi hissettim. Sonunda tekrar boşaldım, sıcak döllerimi götünün içine akıttım.
Sabaha karşı yorgun düştük ama o hâlâ bana sarıldı. Elleri sikimi okşuyordu, “Bir daha” diye fısıldadı. Ben de son kez üstüne çıktım, amına girdim. Bu sefer yavaş ve duygusal, her hareketi uzun tuttum. Göz göze bakarak siktik, dudaklarımızı birleştirdik. Göğüslerini emdim, kalçalarını sıktım. O da bacaklarını belime doladı, beni içeri çekti. Boşalma anında birlikte geldik, amı kasılarak sikimi sıktı, ben de derinlere boşaldım. Terli vücutlarımız birbirine yapıştı, nefeslerimiz karıştı.
Güneş doğmaya başladığında hâlâ yorgunduk ama tatmin olmuştuk. O dolgun vücut hâlâ yanımdaydı, teninin sıcaklığı beni sarıyordu. Ellerim o etli kalçalarında geziyordu, göğüslerini okşuyordum. Bir daha öptüm, dilimi emdim. O da gülümseyerek “İstediğin zaman yine gel” dedi. Ben de sikimi tekrar onun eline verdim, yavaşça okşamasını izledim. O an aklımdan çıkmayan tek şey, o Arnavutköy gecesinde yaşadığım her detaydı; her inilti, her dokunuş, her boşalma.
Sabahın erken saatlerinde tekrar uyandık. O hâlâ uykulu gözlerle bana baktı, elini sikime götürdü. Sertleşmişti yine. Yavaşça okşadı, sonra ağzına aldı. Sabahın sessizliğinde emme sesleri yankılandı. Ben de parmaklarımı amına soktum, ıslaklığı hissettim. Bir süre sonra onu üstüme çektim, amını sikime oturttum. Yavaş yavaş inip kalktı, o dolgun gövde sallanıyordu. Göğüslerini tuttum, emdim. Tempo arttı, yatak yine gıcırdadı. Bu sefer daha uzun sürdü, her ikimiz de son damlasına kadar boşaldık.
Gün ışığı odayı doldururken hâlâ ten teneydik. O kalçalarını bana sürttü, “Daha var mı?” diye sordu. Ben de gülümseyerek sikimi onun eline verdim. O da dilini uzatıp yaladı, temizledi. Sonra yan yana uzandık, ellerimiz birbirimizin vücutlarında gezindi. O dolgun memeleri avuçladım, uçlarını sıktım. O da taşaklarımı okşadı, yavaşça sıktı. Bir süre sadece dokunarak kaldık, sonra yine ateşlendik. Bu sefer onu yüzüstü yatırdım, arkadan girdim. Yavaş ve derin hareketlerle siktım, parmaklarımı klitorisine götürdüm. O da yastığa gömerek inledi. Her vuruşta kalçaları titreşti, etli doku ellerimde ezildi.
Saatler geçti, öğlene doğru yorgun düştük. Ama o hâlâ bana sarıldı, “Bir daha gel” diye fısıldadı. Ben de o dolgun vücudu son kez okşadım, göğüslerini öptüm, amını yaladım. Tadı hâlâ dilimdeydi. Kalkıp giyinirken o yatağın kenarında oturdu, bacaklarını açtı, parmaklarını amına soktu. Beni izlerken kendini okşadı, inledi. Ben de sikimi çıkarıp son kez okşadım, onun yüzüne doğru boşaldım. Sıcak döller yanaklarına, dudaklarına aktı. O da dilini uzatıp yaladı, yuttu.
Kapıdan çıkarken o hâlâ yatağın kenarındaydı, o dolgun vücut terli ve ışıldıyordu. Göz göze geldik, gülümsedi. Ben de son bir bakış attım, o Arnavutköy sokağına adım attım. Ama aklım hâlâ odadaydı; her dokunuş, her inilti, her boşalma. O gece ve sabah boyunca yaşadığım her an, o etli kalçalar, o ağır göğüsler, o ıslak am, o dar göt, hepsi zihnime kazındı. Yolda yürürken pantolonumun içinde hâlâ serttim, çünkü o dolgun vücudun hatırası peşimi bırakmıyordu.
Akşamüstü tekrar aradım. Sesini duyunca yine azdım. “Gel” dedi sadece. Ben de hemen o sokağa koştum. Kapıyı açtığında yine aynı dolgunluk karşımdı. Bu sefer daha azgın, daha aç. Kapıyı kapatır kapatmaz pantolonumu indirdi, dizlerinin üzerine çöktü. Sikimi ağzına aldı, boğazına kadar indirdi. Ben de saçlarını tutup ileri geri hareket ettirdim. Tükürükler aktı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Sonra ayağa kalktı, eteğini kaldırdı, külotsuzdu. Amı zaten ıslaktı. Duvara yasladım, ayakta girdim. Sertçe siktım, her vuruşta memeleri sallanıyordu. O da tırnaklarını sırtıma geçirdi, “Daha sert” diye bağırdı.
Yatağa geçtik, bu sefer her pozisyonu tekrarladık. Üstümde sallanırken göğüslerini yüzüme bastırdı, emdim. Arkadan sikerken kalçalarını tokatladım, kızardı. Götünü sikerken inledi, “Doldur” dedi. Amını yalarken bacaklarını omuzlarıma doladı, kalçalarını kaldırdı. Saatlerce sürdü yine. Her boşalmada daha fazla döl akıttım, o da her seferinde yalayıp yuttu. Gece yarısı yorgun düştük ama o hâlâ eliyle sikimi okşuyordu. “Sabaha kadar devam” dedi. Ben de kabul ettim.
Sabaha kadar aralıklarla sikiştik. Ara sıra dinlenip yine başladık. O dolgun vücut hiç yorulmuyordu. Her seferinde daha ıslak, daha sıcak, daha dar oluyordu. Son boşalmamda amının içine o kadar çok döl akıttım ki dışarı taştı, bacaklarından aktı. O da parmaklarıyla alıp diline sürdü, yuttu. Güneş doğarken yan yana uzandık, terli ve yorgun. Ellerim o etli kalçalarda, ağzım o dolgun memelerde. O an aklımdan geçen tek şey, bir daha ve bir daha gelmek istediğimdi.
O günden sonra her fırsatta o adrese gittim. Her seferinde aynı dolgunluk, aynı azgınlık. Bazen sadece amını yalattım saatlerce, bazen götünü siktirdim ta ki boşalana kadar. Bazen onu bağladım, bazen o beni bağladı. Her seferinde o vücut beni daha fazla azdırdı. Arnavutköy’ün o sakin sokağı, o dolgun kadının teniyle birleşince benim için şehvetin merkezi oldu. Her dokunuş, her inilti, her boşalma hâlâ zihnimde taze. O etli kalçalar, o ağır göğüsler, o ıslak ve sıcak delikler… Hepsi benim için unutulmaz kaldı. Ve her gece yatağa yattığımda, o anları tekrar yaşıyorum; sikim sertleşiyor, aklım yine o odaya gidiyor.