Anadolu Yakası Dolgun Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Anadolu Yakası Dolgun Escort

Geçen hafta Cuma akşamı işten çıktıktan sonra Anadolu yakasında, Kadıköy tarafında bir otelde tek başıma kalıyordum. İçimdeki o yoğun istek bir türlü dinmiyordu, dolgun bir kadın bedenine duyduğum açlık günlerdir peşimi bırakmamıştı. Telefonumdan birkaç siteye girdim, filtreleri ayarladım ve karşımda beliren Anadolu Yakası Dolgun Escort ilanları arasında gezinmeye başladım. Fotoğraflardaki o dolgun kalçalar, iri göğüsler ve kalın bacaklar aklımı başımdan aldı. Hemen birini seçtim, mesaj attım ve yarım saat içinde cevap geldi.

Karşılıklı birkaç mesajlaşmadan sonra Dolgun Anadolu Yakası Escort olarak tanıttığı kadın, bana konumunu ve saatini yazdı. Üsküdar’a yakın, denize nazır bir apartman dairesinde buluşacaktık. Kapıyı açtığında karşımda duran manzara nefesimi kesti. Uzun, dalgalı siyah saçları omuzlarına dökülüyordu, dolgun dudakları kırmızı rujla boyanmıştı. Göğüsleri o kadar dolgun ve ağırdı ki, giydiği ince bluzdan taşmak üzereydi. Kalçaları geniş, bacakları kalın ve yumuşak, karın bölgesi hafif yuvarlak ama son derece çekiciydi. O an anladım ki aradığım tam da buydu; Anadolu Yakası’nın en dolgun, en etli kadınlarından biri karşımdaydı.

İçeri girdim, kapı arkamdan kilitlendi. Hiç vakit kaybetmeden üzerime yürüdü, ellerini göğsüme koydu ve dudaklarımı öpmeye başladı. Öpücüğü derin, ıslak ve açgözlüydü. Dilini ağzıma soktu, dişlerimi ısırdı, sonra boynuma indi. Ben de hemen ellerimi o devasa kalçalarına attım, avuçlarımın içinde ezerek sıktım. Etek altından içeri daldırdığım parmaklarım, külotsuz olduğunu fark ettiğimde daha da sertleştim. Sıcak ve nemli yarıkları parmaklarımı ıslattı. “Ne kadar dolgun ve ıslaksın,” diye fısıldadım. Gülerek “Senin için hazırlandım,” dedi ve bluzunu çıkardı.

Göğüsleri serbest kaldığında ağırlıkları yüzünden hafifçe sarkıyordu ama şekilleri muhteşemdi. Meme uçları koyu pembe, iri ve sertleşmişti. Ellerimle kavradım, ağırlıklarını hissettim, parmaklarımın arasında sıkıp çevirdim. Ağzımı bir meme ucuna yapıştırdım, dilimle yaladım, hafifçe ısırdım. Diğer eliyle benim pantolonumun fermuarını indirdi, sertleşmiş sikimi dışarı çıkardı. Kalın parmaklarıyla sıvazlamaya başladı, başını okşadı, sonra yavaşça dizlerinin üstüne çöktü.

Dudakları sikimin başını sardığında sıcaklık ve ıslaklık bütün vücudumu titreşti. Dilini yavaş yavaş şaftımın etrafında döndürdü, derinlere doğru aldı, boğazının gerisine kadar soktu. Gözleri yaşarırken bile bakışlarını benden ayırmadı. Tükürüğü akıyordu, sesler ıslak ve yutkunma sesleriyle doluydu. Ellerimi saçlarına gömdüm, kalçalarını ileri geri sallar gibi hareket ettirdim. Boğazına vurdukça “Hımm” diye mırıldanıyor, daha da istekli yutuyordu. Bir süre sonra ayağa kalktı, beni koltukta oturttu ve eteklerini sıyırdı.

Çıplak, dolgun vücuduyla kucağıma oturdu. Sikimin ucunu ıslak yarığına sürttü, yavaşça içeri aldı. İçine girdikçe o dar ama esnek duvarlar beni sıkıyordu. Kalçaları o kadar etliydi ki, her iniş çıkışta etler sallanıyor, meme uçları yüzüme değiyordu. Ellerimle o geniş kalçaları kavradım, parmak izlerim çıkana kadar sıktım ve onu daha sert aşağı indirdim. Her darbesinde “Ah… daha derin…” diye inledi. İçinde kayarken sıcaklığını, ıslaklığını, o dolgun etin sikime sürtünmesini hissettim.

Bir süre bu şekilde devam ettik. Sonra onu koltuğun kenarına yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. O pozisyonda daha da derine giriyordum. Kalın uylukları yüzümü sarıyordu, her vuruşta göğüsleri sallanıyor, karın bölgesi hafifçe titriyordu. Parmaklarımı klitorisine götürdüm, daireler çizerek ovdum. İçinde kasılırken inlemeleri yükseldi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. “Boşal… içime boşal,” diye yalvardı ama henüz bitirmek istemiyordum.

Onu yüzüstü çevirdim, o devasa kalçalarını havaya kaldırdım. Arkasından girerken avuçlarımla kalçalarını iki yana açtım, her darbeyle etler dalgalanıyordu. Bir elimi beline, diğerini saçlarına doladım, sertçe çektim. “Daha sert… daha sert vur,” diye bağırıyordu. Sikim her girişte tamamen kayboluyor, çıkarken ıslak sesler çıkıyordu. Parmaklarımı ağzına soktum, emdi, tükürüğünü parmaklarıma bulaştırdı. Sonra o ıslak parmakları klitorisine götürdüm, ovarken arkasından vurmaya devam ettim.

Bir ara onu ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bir bacağını yukarı kaldırdım, o pozisyonda içeri girdim. Göğüsleri duvara çarpıyordu, her itişte “Ah… ah…” sesleri odada yankılanıyordu. Dudaklarını öptüm, dilini emdim, boynunu ısırdım. Ellerim sürekli o dolgun etlerin üzerinde geziniyor, sıkıyor, eziyordu. “Ne kadar dolgun bir vücudun var,” dedim. Gülümseyerek “Senin için özel,” diye cevap verdi ve kalçalarını daha da geriye itti.

Sonra yere çöktük. O sırtüstü yattı, bacaklarını geniş açtı. Ben de arasına girdim, sikimi yavaşça soktum. Bu sefer daha yavaş, daha derin hareket ettim. Ellerimle göğüslerini sıkarken, dilimle meme uçlarını yalıyordum. İçinde her hareketimde duvarlar beni kavrıyordu. Parmaklarımı yarığına soktum, sikimin yanında hareket ettirdim, onu daha da doldurdum. “Daha fazla… daha fazla doldur beni,” diye inledi. İki parmağımı daha ekledim, sikimle birlikte içeri girip çıkıyordum. O kadar doluydu ki, inlemeleri çığlığa dönüştü.

Bir süre sonra onu tekrar üstüme bindirdim. Bu sefer ters bindi, kalçaları yüzüme doğru. Sikimi ağzına alırken, ben de dilimi yarığına soktum. O dolgun kalçalar yüzümü kapatıyordu, ıslaklığı yüzüme akıyordu. Dilimle klitorisini yaladım, emdim, dişlerimle hafifçe çektim. O da aynı anda boğazına kadar sikimi alıyor, tükürükler akıyordu. Bu pozisyonda uzun süre kaldık, her ikimiz de inliyor, ıslak sesler çıkarıyorduk.

Sonra onu tekrar yüzüstü yatırdım, bu sefer bacaklarını bitiştirdim. Arasından girerken o dar geçit beni daha da sıktı. Kalçalarına vurarak ilerliyordum, her darbede etler zangır zangır titriyordu. Bir elimi beline doladım, diğerini meme uçlarından birini sıkmak için öne uzattım. “İçime… içime boşal,” diye yalvarıyordu. Ama ben daha bitirmemiştim. Onu yan yatırdım, bir bacağını yukarı kaldırdım, o pozisyonda uzun uzun vuruyordum. Göğüsleri bir yana sarkmış, kalçaları diğer yana, manzara inanılmazdı.

Bir ara ayağa kalktık, banyoya geçtik. Duşun altında onu duvara yasladım, suyun altında arkasından girdim. Islak tenler birbirine yapışıyor, her hareket daha kaygan oluyordu. Ellerimle göğüslerini kavradım, sertçe sıktım, meme uçlarını çektim. Su yüzünden saçları yapışmış, makyajı dağılmış ama daha da çekici duruyordu. “Daha derin… daha sert,” diye bağırırken kalçalarını geriye itiyordu. Sikim her seferinde köküne kadar giriyor, çıkarken su ve ıslaklık sesleri çıkıyordu.

Duştan çıktıktan sonra yatak odasına geçtik. Onu yatağa yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, bu sefer yavaş ve derin hareketlerle devam ettim. Her girişte gözleri kapanıyor, dudakları aralanıyordu. “Boşalacağım… seninle birlikte,” dedi. Parmaklarımı klitorisine koydum, hızlı hızlı ovdum. İçinde kasılmalar başladı, duvarlar sikimi sıkıyor, ıslaklık artıyordu. Bir anda bütün vücudu gerildi, çığlık attı, boşaldı. Sıcak sıvı sikimin etrafından aktı, bacakları titredi.

O hala kasılırken ben de hızlandım. Derin, sert darbelerle vurmaya devam ettim. “İçine boşalıyorum,” dedim ve son birkaç itişle derinlere doğru boşaldım. Her damlası içindeyken o da beni daha fazla sıkıyordu. Bitene kadar hareket etmeye devam ettim, sonra yavaşça çıktım. Sıcak, yoğun meni yarığından süzülmeye başladı, kalçalarının arasından aktı.

Bir süre yan yana yattık, nefeslerimiz kesik kesikti. Ellerim hala o dolgun göğüslerinde, kalçalarında geziyordu. Biraz dinlendikten sonra tekrar sertleşmeye başladım. O da fark etti, gülümseyerek “Bir tur daha mı?” dedi. Bu sefer o beni yatağa yatırdı, sikimi ağzına aldı, uzun uzun emdi, yaladı. Tükürüğüyle ıslattıktan sonra üstüme bindi, yavaşça içeri aldı. Bu sefer kendi temposunda hareket etti, kalçalarını çevirerek, ileri geri kaydırarak. Göğüslerini yüzüme doğru eğdi, meme uçlarını ağzıma verdi. Emerek, ısırarak oynamaya devam ettim.

O üstümde sallanırken ellerimle kalçalarını sıktım, parmak izleri bıraktım. Bir ara onu öne doğru eğdim, arkasından parmaklarımı soktum, sikimin yanında hareket ettirdim. “Ah… ikisini birden… doluyorum,” diye inledi. Parmaklarımı daha derine ittim, o da daha hızlı sallanmaya başladı. İçinde ikinci kez boşalmak üzereydi. Ben de altına girip çıktıkça geriliyordum. Bir anda ikimiz birden boşaldık. O üstümde titrerken, ben de ikinci kez içine boşaldım.

Sonrasında onu yan yatırdım, kaşığım pozisyonunda arkasından girdim. Bu sefer daha yavaş, daha uzun süren bir seks oldu. Ellerimle göğüslerini, klitorisini, kalçalarını sürekli okşadım, sıktım. Her hareketinde o dolgun etler benimle birlikte sallanıyordu. Boynunu öptüm, ısırdım, kulak memesini yaladım. “Seni hiç bırakmak istemiyorum,” dedim. O da “O zaman gece boyu devam edelim,” diye fısıldadı.

Gece boyunca birkaç tur daha attık. Bir keresinde onu pencere kenarına yasladım, perdeleri aralık bıraktım, şehir ışıkları altında arkasından vurdum. Başka bir seferde yere çöktük, o ellerini duvara koydu, ben arkasından girdim. Her pozisyonda o dolgun vücut farklı bir zevk veriyordu. Göğüslerinin ağırlığı, kalçalarının sarsıntısı, uyluklarının kalınlığı… Her detay beni daha fazla azdırıyordu.

Sabaha karşı son bir tur daha yaptık. Bu sefer o sırtüstü, bacakları omuzlarımda, ben de uzun uzun, derin derin vuruyordum. Parmaklarımı ağzına soktum, emdi, sonra o ıslak parmaklarla klitorisini ovdum. İçinde üçüncü kez boşalırken çığlıkları odada yankılandı. Ben de son kez derinlere doğru boşaldım, her damlasını içine bıraktım.

Güneş doğarken yan yana uzanmıştık. Vücudu ter içinde, saçları dağınık, dudakları şişmişti. Ellerim hala o dolgun kalçalarında geziyordu. “Bir daha geleceğim,” dedim. Gülümseyerek “Her zaman hazırım,” diye cevap verdi. O sabah odadan çıkarken arkamdan baktı, o dolgun vücuduyla kapıda duruyordu. Anadolu yakasının o dolgun, etli, ateşli kadınıyla geçirdiğim gece, uzun süre aklımdan çıkmayacaktı.

Ertesi gün bile o anları düşünmeden edemedim. O kalın bacakların arasına girerken hissettiğim sıcaklık, göğüslerini sıkarken avuçlarımda kalan izler, her boşalmada içine aktığım o yoğun his… Hepsi hala vücudumda canlanıyordu. Telefonuma kaydettiğim numarasını birkaç kez açıp baktım. Tekrar buluşmak için mesaj atmayı planlıyordum. Çünkü bir kez daha o dolgun bedenin altında, üstünde, arkasında olmak istiyordum. Her detayı, her inlemesi, her ıslak sesi aklımda taze duruyordu.

Akşamüzeri tekrar yazdım. Cevap hemen geldi. Bu sefer farklı bir otelde, daha uzun bir gece planladık. Hazırlanırken aklımdan o ilk anlar geçiyordu; kapıyı açtığında gördüğüm o dolgun siluet, dudaklarının ıslaklığı, kalçalarının ağırlığı… Yeniden yaşamak için sabırsızlanıyordum. Ve o gece de aynı yoğunlukta, aynı açgözlülükle devam etti. Her turda daha derin, daha sert, daha dolu. Çünkü o Anadolu yakasının en dolgun kadınlarından biriydi ve ben de onun her santimini, her kıvrımını, her ıslak noktasını keşfetmek istiyordum.

Gece boyunca pozisyonlar değişti, bedenler birbirine yapıştı, terler aktı, inlemeler yükseldi. Bir ara onu omzuma alıp taşıdım, yatağa fırlattım, bacaklarını ayırdım ve dilimi yarığına gömdüm. Uzun uzun yaladım, emdim, dilimi içeri soktum. O da saçlarımı tutarak kalçalarını yüzüme bastırdı. “Daha fazla… dilini daha derine sok,” diye bağırıyordu. Ben de öyle yaptım, ta ki o yine boşalana kadar. Sonra sikimi tekrar içine soktum, bu sefer ayakta, onu kucağıma alarak. Ağırlığı bana biniyordu ama o dolgun etin sikime sürtünmesi her şeye değiyordu.

Sabaha kadar sürdü. Her boşalmada biraz daha yorulduk ama istek dinmiyordu. Sonunda ikimiz de tükenmiş bir halde yatağa yığıldık. Ellerim hala o kalın uyluklarda, göğüslerde, kalçalarda geziyordu. “Bir daha… bir daha geleceğim,” dedim. O da gülümseyerek “Bekliyorum,” diye fısıldadı. O an anladım ki bu sadece bir gece değil, tekrar tekrar yaşanacak bir tutku olacaktı. Çünkü o dolgun beden, o ıslak yarık, o inleyen sesler… Hepsi beni kendine bağlıyordu.

Günler geçti ama o gece aklımdan çıkmadı. Her hatırlayışımda sikim sertleşiyor, o anları yeniden yaşıyordum. Telefonuma bakıyor, mesajlaşıyor, yeni buluşmalar ayarlıyordum. Her seferinde aynı yoğunluk, aynı açgözlülük. Çünkü Anadolu yakasında, o dolgun, etli, ateşli kadınla yaşadığım her an, en derin arzularımı tatmin ediyordu. Ve ben de her seferinde daha fazlasını istiyordum; daha derin, daha sert, daha uzun. O kalçaların sarsıntısını, göğüslerin ağırlığını, içinin sıcaklığını… Defalarca, tekrar tekrar.