Adalar Dolgun Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Adalar Dolgun Escort
İlk kez
Adalar Dolgun Escort diye arayıp bulduğum o numarayı çevirdiğimde kalbim boğazıma geliyordu. O gece
Büyükada’nın loş sokaklarında yürürken aklımda sadece
Dolgun Adalar Escort kelimeleri dönüyordu, çünkü daha önce denediğim hiçbir kadın o kadar dolgun, o kadar sıcak ve o kadar doyumsuz olmamıştı. Telefonun diğer ucundaki ses kalın, biraz boğuk ama davetkârdı; “Hemen gel” dedi, “kapım açık.”
Adalar Dolgun Escort olarak tanıdığım o kadın,
Dolgun Adalar Escort olarak da anılan o beden, kapıyı açtığında gözlerim yerinden fırlayacaktı. Koyu kırmızı saten bir sabahlık giymişti, önü yarı açık, kocaman göğüsleri neredeyse dışarı taşıyordu. Kalçaları geniş, bacakları kalın ve yumuşacıktı, göbek kısmı hafifçe yuvarlak ama o kadar çekiciydi ki parmaklarım hemen oraya gitmek istedi. “İçeri gir” dedi, sesi alçaktan titreyerek. Kapıyı kapattım, arkamdan kilitledim ve o an her şey başladı.
Elimi beline koydum, saten kumaşın altındaki sıcak teni hissettim. Sabahlığı omuzlarından kaydırdım, kocaman memeleri serbest kaldı. Meme uçları koyu pembe, iri ve sertleşmişti. Ağzımı birine yapıştırdım, dilimle yaladım, emdim, hafifçe dişlerimin arasından geçirdim. O inledi, başını geriye attı, parmakları saçlarıma gömüldü. Diğer memeyi avucumla sıktım, ağırlığını hissettim, parmaklarımın arasında ezdim. “Daha sert” diye fısıldadı. Emme gücümü artırdım, dilimi meme ucunun etrafında döndürdüm, sonra diğerine geçtim. İkisini de ıslak, parlak ve şişmiş hale getirene kadar bırakmadım.
Sabahlığı tamamen çıkardım. Altında hiçbir şey yoktu. Kalın, dolgun bacakları, geniş kalçaları ve aralarında kapkara, gür bir orman gibi pubik kılları vardı. Elimi oraya götürdüm, parmaklarımı aralara soktum. Sıcak, ıslak ve kaygandı. İki parmağımı yavaşça içeri ittim, o inledi, bacaklarını biraz daha açtı. Parmaklarımı içeri dışarı hareket ettirirken başparmağımla klitorisini ovdum. “Sik beni” dedi, sesi boğuklaşmıştı. Ama acele etmedim. Diz çöktüm, yüzümü bacaklarının arasına gömdüm. Dili mi yarığına sürdüm, yukarıdan aşağıya yavaş yavaş yaladım. Tadını aldım, tuzlu ve tatlı bir karışım. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp emdim, dilimle hızlı hızlı dürttüm. Parmaklarımı hâlâ içinde tutuyordum, şimdi üç parmak olmuştu, yavaş yavaş sokulup çıkıyordu. O kalçalarını benim yüzüme doğru itiyordu, inlemeleri odanın içinde yankılanıyordu.
Bir süre sonra ayağa kalktım. Pantolonumu indirdim, sertleşmiş sikimi çıkardım. O diz çöktü, eline aldı, avucunun içinde sıktı, yukarı aşağı hareket ettirdi. Sonra dilini ucuna sürdü, yaladı, ağzını açıp içeri aldı. Boğazına kadar itmeye çalıştı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Başını ileri geri hareket ettirirken bir eliyle taşaklarımı okşuyor, diğer eliyle kendi memesini sıkıyordu. Ben saçlarını tuttum, kalçalarımı hafifçe ileri ittim, boğazına daha derin soktum. O boğulur gibi sesler çıkardı ama devam etti, tükürüğü ağzından taşıyor, çenesinden akıyordu.
Yeterince ıslandığına karar verdiğimde onu yatağa doğru ittim. Sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. Arasına girdim, sikimin ucunu yarığına sürttüm, yukarı aşağı kaydırdım. Sonra yavaşça içeri soktum. Sıcacık, dar ve kaygan etrafımı sardı. Tabanına kadar girdim, durdum, onun nefesini hissettim. Sonra çekip tekrar soktum, bu sefer daha hızlı. Kalçalarım onun kalın bacaklarına çarpıyordu, her vuruşta göbekleri birbirine değiyor, memeleri sallanıyordu. Ellerimi memelerinin üzerine koydum, sıktım, parmaklarımın arasında ezdirdim. O inliyor, tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. “Daha sert sik” diye bağırdı. Tempo artırdım, yatağın gıcırtısı odanın her yerinde duyuluyordu. Her sokuşta ta dibine kadar giriyor, çıkarken ucuna kadar çekiyordum.
Bir ara onu ters çevirdim. Dizlerinin üzerine kalktı, kalçalarını bana doğru kaldırdı. Arkadan girdim, bu sefer daha derine ulaştım. Ellerimle kalın kalçalarını tuttum, avuçlarımın içinde ezdim, iki yana ayırdım. Her vuruşta etler sallanıyor, çarpma sesi odada yankılanıyordu. Bir elimi öne uzattım, klitorisini buldum, hızlı hızlı ovdum. O başını yastığa gömdü, inlemeleri boğuklaştı. “İçime boşal” diye mırıldandı ama henüz değildim. Birkaç dakika daha sert siktim, terimiz birbirine karıştı, tenimiz yapış yapış olmuştu.
Sonra onu yan yatırdım, bacağımı onun bacağına doladım, yan taraftan girdim. Bu pozisyonda hem memelerini emebiliyordum hem de klitorisine ulaşabiliyordum. Ağzım bir memesinde, elim diğerinde, sikim içinde ileri geri gidip geliyordu. O bana sarıldı, tırnaklarını omuzlarıma geçirdi. Orgazmı yaklaştığını hissettim, kasılmaları arttı, içi daha da daraldı. Birden titredi, inledi, bacakları gerildi, içinde bir sıvı boşaldı, sıcak sıcak aktı. Ben de o anda dayanamadım, derinliklerine doğru birkaç sert vuruş daha yaptım ve boşaldım. Sıcak menim içeri aktı, o hâlâ kasılıyordu, her damlayı emiyormuş gibi hissettim.
Bir süre öyle kaldık, nefeslerimiz düzelsin diye. Sonra yavaşça çıktım, yanına uzandım. O döndü, yüzümü okşadı, sonra aşağı indi. Sikimi ağzına aldı, hâlâ yarı sert olan aletimi yaladı, temizledi, kalan meniyi yuttu. Sonra tekrar yukarı çıktı, memelerini yüzüme sürttü. Ben de onları emmeye devam ettim, dilimle yaladım, hafifçe ısırdım. Bir süre sonra tekrar sertleşmeye başladım. O gülümsedi, “Bir daha” dedi.
Bu sefer o üstüme çıktı. Bacaklarını iki yana açıp sikimi tuttu, yavaşça üzerine oturdu. Tabanına kadar indi, durdu, sonra kalçalarını döndürmeye başladı. Yuvarlak hareketlerle sikimi içinde eziyordu. Ellerimle kalın kalçalarını tuttum, yukarı kaldırıp indirdim. Memeleri yüzümün önünde sallanıyordu, ikisini de avuçladım, sıktım, meme uçlarını parmaklarımın arasında ezdirdim. O tempo artırdı, yukarı aşağı zıplamaya başladı. Her inişte ta dibime oturuyor, göbekleri birbirine çarpıyordu. İnlemeleri yükseliyordu, “Sik beni, doldur beni” diye bağırıyordu. Ben de kalçalarımı yukarı iterek ona cevap veriyordum. Ter damlaları memelerinden akıyor, göbeğine doğru iniyordu. Bir elimi uzatıp klitorisini ovdum, o daha da hızlandı. İkinci orgazmı geldiğinde bütün vücudu titredi, içi kasıldı, sıcak bir dalga daha aktı. Ben de o anda tekrar boşaldım, bu sefer daha güçlü, her kasılmayla birlikte daha fazla meni fışkırdı.
Yine yan yana yattık. Bu sefer daha uzun dinlendik. Parmaklarımla vücudunu gezdirdim, yumuşak göbeğini okşadım, kalın bacaklarının iç kısmını sıvazladım, memelerini hafifçe sıktım. O da elini sikime götürdü, yavaş yavaş okşadı, tekrar sertleşmesini sağladı. “Bu gece bitmeyecek” dedi. Doğruldu, diz çöktü, bacaklarımı açtı, sikimi ağzına aldı. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Dilini alt tarafa sürtüyor, taşaklarımı emiyor, sonra tekrar boğazına kadar alıyordu. Ben başımı yastığa yasladım, gözlerimi kapadım, sadece o ıslak, sıcak ağzın hissini yaşadım. Bir süre sonra onu çektim, sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu pozisyonda daha derine girebiliyordum. Sertçe sokmaya başladım, her vuruşta kalçalarım onun kalın etlerine çarpıyordu. Ellerimle bacaklarını tuttum, daha fazla açtım. O inliyor, “Daha derin, daha sert” diye haykırıyordu. Tempo o kadar arttı ki yatak gıcırdamaya başladı. Terimiz her yere saçılmıştı, çarşaflar ıslanmıştı. Üçüncü boşalmam yaklaşırken onu öptüm, dilimi ağzına soktum, aynı anda içinde boşaldım. Bu sefer o kadar çok geldi ki taştı, bacaklarının arasından aktı.
Gece boyunca ara vermeden devam ettik. Ara sıra su içtik, sigara yaktık, sonra yine birbirimize saldırdık. Bir keresinde onu banyoya götürdüm, duşun altında siktim. Sıcak su vücutlarımızdan akarken arkadan girdim, bir elimi memesine, diğerini klitorisine koydum. Su ve ter ve meni birbirine karıştı. O camı tuttu, buğulu camda parmak izleri kaldı. Başka bir seferde koltukta, o öne eğilmiş, ben arkadan. Kalın kalçalarını iki yana ayırıp yavaş yavaş soktum, sonra tempo artırdım. Her vuruşta etler dalgalanıyordu. O koltuğun kenarını tutmuş, inliyordu. Bir ara ayağa kalktık, duvara yasladım, bacaklarından tutup kaldırdım. Ağırdı ama dayandım, içinde ileri geri gittim. Memeleri yüzüme çarpıyordu, emdim, ısırdım.
Sabaha karşı yorgun düştük. Yatağa yığılmıştık, vücutlarımız hâlâ birbirine yapışıktı. Parmaklarım hâlâ onun ıslak yarığında geziyordu, yavaş yavaş okşuyordum. O da elini sikime koymuş, hafifçe sıvazlıyordu. “Bir daha gel” diye fısıldadı. “Bu beden seni bekliyor.” Gözlerimi kapadım, hâlâ içinde hissettiğim o sıcaklığı, o darlığı, o doyumsuzluğu düşündüm. Adalar’ın o loş odasında, dolgun bedeniyle beni tamamen ele geçirmişti. Her dokunuşu, her inlemesi, her kasılması aklıma kazınmıştı. Sabah ışıkları perde aralığından süzülürken hâlâ yan yanaydık, ter kokusu, seks kokusu odanın her köşesine sinmişti. Ellerim onun yumuşak etlerinde gezinmeye devam etti, memelerini, göbeğini, kalçalarını, bacaklarını… Her yerini ezbere biliyordum artık. O da benim sertleşmeye başlayan aletimi tekrar eline aldı, yavaşça okşadı. “Son bir kez” dedi. Üzerine çıktı, yavaşça indirdi, içinde ağır ağır hareket etmeye başladı. Bu sefer acele yoktu. Her iniş çıkışta göz göze bakıyorduk. Parmaklarım klitorisinde, ağzım memelerinde… O orgazma yaklaşırken kasılmaları arttı, ben de aynı anda boşaldım. Sıcak meni tekrar içine aktı, o titreyerek üzerine yığıldı.
Uzun süre öyle kaldık. Nefeslerimiz yavaş yavaş düzeldi. Parmaklarım hâlâ ıslak yerinde, onun sıcacık teninde geziyordu. Dışarıda martı sesleri vardı, Adalar’ın sabahı başlamıştı. Ama odanın içinde hâlâ o gece devam ediyordu. Dolgun bedeni, sıcak yarığı, iri memeleri, kalın kalçaları… Her şeyiyle beni sarmalamıştı. Bir daha kalkıp sikmeyeceğimi biliyordum ama o an, o bedenin içinde kaybolmuşken, hiçbir şey umurumda değildi. Sadece onun teninin sıcaklığı, nefesinin boynumdaki nemi, içindeki o ıslak darlık… Hepsi yeterdi. Gözlerimi kapadım, parmaklarımı biraz daha derinlere soktum, o hafifçe inledi. Sabahın o ilk ışığında, hâlâ birbirimize yapışık, hâlâ doymamış halde yatıyorduk. Ve biliyordum ki bu gece, bu beden, bu dokunuşlar uzun süre aklımdan çıkmayacaktı.
Ellerim tekrar memelerine gitti, ağırlıklarını hissettim, meme uçlarını parmaklarımın arasında ezdirdim. O da elini sikime götürdü, yarı sert haliyle oynadı. Bir süre sonra tekrar sertleşti. O gülümsedi, yavaşça bacaklarını açtı. Ben de üzerine çıktım, ucunu yarığına sürdüm, yavaşça içeri soktum. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Her hareketi hissederek, her kasılmayı yaşayarak. O kollarını boynuma doladı, beni kendine çekti. Dudaklarımız birleşti, dillerimiz birbirine dolandı. Altta kalçalarım yavaş yavaş hareket ediyordu. Memeleri göğsüme yapışmıştı, terimiz yeniden karışıyordu. Tempo yavaş yavaş arttı. Yatak yine gıcırdamaya başladı. O inlemeye başladı, tırnakları sırtımda geziniyordu. Ben de daha derine, daha sert… Son boşalmamız da geldi. İçinde patladım, o da aynı anda titredi, kasıldı, sıcak bir dalga daha boşaldı.
Artık tamamen bitmiştik. Yan yana uzandık, nefeslerimiz ağır ağır çıkıyordu. Parmaklarım onun ıslak, meni dolu yarığında gezinmeye devam etti. O da başını göğsüme yasladı. Dışarıda gün tamamen doğmuştu. Ama odanın içinde hâlâ o dolgun bedenin kokusu, o seksin izi vardı. Gözlerimi kapadım, parmaklarımı biraz daha hareket ettirdim, o hafifçe inledi. Bir daha kalkamayacağımı biliyordum ama o an, o tenin sıcaklığında kaybolmuşken, hiçbir şey önemli değildi. Sadece o, sadece o dolgun beden, sadece o ıslak, sıcak, doyumsuz yarık…
Sabahın ilerleyen saatlerinde yavaş yavaş kalktık. Duşa girdik, suların altında birbirimizi yıkadık. Ellerim yine memelerinde, kalçalarında gezindi. O da elini sikime götürdü, sabunla okşadı. Bir an sertleşti ama ikimiz de yorgunduk. Çıktık, kurulandık. O yine saten sabahlığını giydi, önü açık, memeleri yine dışarıda. Ben giyindim. Kapıya kadar geldi, öptü, dilini ağzıma soktu. “Tekrar gel” dedi. “Bu beden seni unutmaz.” Ben de onu son bir kez sıktım, kalın kalçalarını avuçladım, memelerini ezdirdim. Sonra kapıdan çıktım. Adalar’ın sabah ışığında yürürken hâlâ o geceyi hissediyordum. Her adımda bacaklarımın arasındanki o yorgunluk, o tatmin… Aklımda hâlâ o dolgun beden, o sıcak yarık, o inlemeler dönüyordu. Ve biliyordum ki yakında yine o kapıyı çalacaktım.